12 Mayıs 2012 Cumartesi

Cadı Fısıltısı | Yalanın Beyazı

Hani sadece söylemediklerimiz vardır yanımızdakilere. Ucuz beyaz yalanlar yerine söylenememiş gerçekler! 
Gerçeği söyleyememek diyerek durumumu aşikar ettim ben kendimce. Öyle ya sabah güne başlarken duymaya başladığımız beyaz yalanların gece gözlerimiz kapayana kadar bize eşlik etmesinden olsa gerek bu beyazın tonundan emin değilim ben artık. 
Kimisi beyazın yanına pembesini de eklemişken üstelik. Yalanlarında modası mı oluyor demeye kalmadan başka söylemler duyuyor kulaklarımız. Önemli olan hangisi? 
Kendimizi de kandırmak için kullandığımız ve masum olduğuna vicdanımızın müsaade ettiğini düşündüğümüz beyaz yalanlar mı yoksa öyle ya da böyle yalan söyleyeceğime sessiz kalırım demek ki?
Biri çıkıp ta neyse o işte söylesene. Susmak en büyük yalan değil midir diyecek belki. "Susmak en büyük yalandır!" ancak bir televizyon dizisinin tanıtım yazısının başlangıcı olabilir bence.
Ne yani bana dair özel şeyleri, kendi rahatım için saklayamaz mıyım? Sabah kaçta uyanıyorsun sorusunadır belki bu muhabbeti başlatma nedenim, olamaz mı?
Sana ne be kardeşim sana ne! Diyerek dolaşan çılgın bir kız olmaktan sıkılmış ve artık sadece sessizce kendime saklıyorum belkide doğruları. 
Gerçeği saklamak öyle zor ki oysa...
Aşk ve hıçkırık asla saklanamaz diyor ya şu Koreliler. Keşke gerçeklerde de asla saklanamasa. Ama ortaya çıkmak yerine en başından beri ortada olsa. Ben buradayım arkadaş derdin ne yani durum böyleyse diye karşı tarafa kök söktürecek güçte olsa birde. 
Ne yani İlla ortaya çıkan gerçekler mi pohpohlanacak her seferinde.

Merhaba ben Bahar. Benim en büyük gerçeğim işte bu bir cümle. Bana dair değişemeyecek en temel ve her zaman yanımda olan gerçeğim. Gerisi ile ilgilenmeseniz ve bu gerçeklikle başlayan ilişkilerime bundan sonra ki gerçeklerime de eklendiğinde gülümseyerek bakabilseniz keşke.

Ben Bahar ve şöyle bir insanım... İyi ve kötü her özelliğimi gördükten sonra ayrılırken tanıştığıma memnun oldum deseniz keşke... Yalansız ve dolansız.
Ya da adam gibi karşımda durup Olmayınca olmuyor güzelim şu özelliklerde bir revizyona mı gitsen napsan demek bu kadar mı zor?
Karanlık, simsiyah biri olarak dolaşmak yerine etrafa renkli maskeler takarak dolaştığımı düşünüyorum bazen. Ama Yıllarca bu maskeleri takıp rol çıkarmak zor olsa gerek diye düşünmeye başladığımda ben en çok şu katran karası maskeyi taktığımda boğuluyormuş gibi hissediyorum.
Kendime attığım en büyük kazık belkide içimdeki o karanlığa tutunma çabam. O beyaz yalanı söyleyip durmam kendime. Her türlü konuya eleştiri yapan, laf yetiştiren o iç sesin karşıma geçip "Kızııım! bu işler böyle yürümez " diyememesi belki de...


Peki sizce hangisi daha tesirlidir gönlümüzde ?Gözünüzün içine bakıp yalan söylemek mi yoksa gözlerini kaçırarak gerçeği size söyleyememek mi? 

4 yorum :

  1. gerçekten ne beklendiği belkide söylenememesinin nedeni. Yalanlarla en çok kendini avuttuğun, hatta kendine söylemediğin gerçeklerin varsa hasır altında, pişmanlık duymak yerine "istedim yaptım" ya da "öyle gerekiyordu" bahaneleri pişmanlıkları erteleyen zaten.
    kendini kimseye tamamen açmadığın gibi kimsenin sana açılmasını da bekleyemezsin.
    maskesi olmayan insanlar arasında maskesiz gezmen sadece seni yıpratır.
    bir insanın beyaza siyah demesine inandın mı hiç? onu kendi yerine koyup kendinden çok sevdin mi zaman zaman? karşılık beklemeden kişiliğini ezip gururunu unutup süründün mü? sorulara olumlu olarak algılanan ama olumsuzlukları karşına dizen "evet" cevabını veriyorsan maskeni bir daha kimseye çıkarmayacağına yemin etmiş olman gerekir. Tabii kimsenin maskesiz sana gelmeyeceğini de öğretir bunlar. herkesi herşeyi olduğu gibi kabullenmek yenilgi gibi görünse de, kabullendiklerin daha önceden yaşayarak öğrendiğin ve büyüdüğün gerçeğidir.
    karşındakinin yalan söylediğini, oynadığını anlarsın da sessizce içine ağlarsın ya kelimeler dökülmez dudaklarından, onu kırmaktansa kendini susturursun, yalnızca karşındakine verdiğin değerdendir hepsi. öyle önemlidir ki o silemezsin yalnızca kabullenirsin. içinde birşeyler kopar, aynı gözle görmesen de ondan vazgeçemezsin yalnızca susar kabullenirsin.
    YALANLAR İSTİYORSAN YALANLAR SÖYLEYEYİM. İNCİNİRSİN YİNE DE SEN BİLİRSİN LAVİNYA :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yüreğine sağlık Kuzum :*

      Maske sponsoru bulaydık iyiydi bir Opera Japan versiyon uda biz yapardık ^^

      Sil
  2. ben hayatımda beyaz da olsa yalan söylemek yerine susmayı tercih ederim. bence bu tercih meselesi kişiye kalmış. sanırım beyaz yalan ile susmak arasında pek fark yok:)

    ayrıca susmamın nedeni de karşımdaki insandır. doğruyu kaldıramayacağını düşünürsem susarım yoksa ben her türlü söylerim sadece yararı yoksa susarım.

    insan her daim değişiyor bugün söylediğime yarın inanmıyorum ya da yapmıyorum. insanın gerçeği doğrusu nedir ben bilmiyorum mesela:)

    ayrıca hiç maske olmasa bütün gerçekler ortada olsa daha iyi olur muydu meçhul. çünkü bazen ben çevremdekilere bana söylemeyin duymak istemiyorum diyorum. insanoğlu fazla gerçeği kaldıramaz diye düşünüyorum.

    tabi bu bugünkü düşüncem yarın ne düşünürüm bilmem:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçeklere öyle hasretim ki şu günlerde gerçeğin dibisin diye dolaşmak bile çok iyi gelecek bana :D

      Sil

Kazana Attığınız malzemelerle daha lezzetli iksirler ortaya çıkacak ^^
Nihahahaha Yorumunuzu Eksik Etmeyin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...