10 Temmuz 2012 Salı

İstanbul Macerası Devam Part 3


Hikayemizin bu kısmında  artık blogger arkadaşlarla yaptığım toplantıdan bahsedebilirim  :D Daha valizimi hazırlamadığım günlerde facebook üzerinde organize olan arkadaşları görünce not almış ve mutlaka gidilip görülmesi gereken yer diye altını kırmızı kalemlerle çizmiştim.  Bir pazar sabahı (Pazardı değil mi yahu :D) Neyse efendim öyle olmasını ümit ediyorum Cumarteside bir yandan beni nasıl unutursun diye fısıldıyor ama neyse :D 

Sevgili arkadaşım Yusuf "sen tek başına kaybolursun hayatta tek yollamam" diyerek tuttu elimden götürdü beni Cevahir AVM'ye. Dışarıdan bakıldığında pek ahım şahım görülmeyen mekanda  La Fea iletişim kurduğum tek arkadaşımdı. "Neredesiniz?" sorusuna şaşırmadığım bir cevap aldım "Watsons" Uzun uğraşlar sonucu yerini bulduğumuz Watsons'da Fea ile Yusuf'u tanıştırdım :D Tanıştırırken hanım kızımıza (Hanım kızımız dedim bak Fea :D Ayarım yok benimde değil mi :P ) ismi yerine bu Fea bu da Yusuf demem çok güzel oldu. 

Devamında Yusuf'u saliseler içinde satarak Fea ile daldık Watsons'ın içine. Fea beni peşinden oje reyonuna sürüklerken ben masum masum ama "Pure Beauty" diyebildim. Fea beni tekrar dinlemeye başladığında dalmış ojelerden bir ordu seçiyordu. Benim gözlerim sadece bir tanıdık arkadaşı aradı :P Neyse ki  Minikprof ve  Arwentry geldi de elindeki ojeleri eleyerek yerlerine koydular. 

Bende masum bir oje kurutucu ile yoluma devam ettim. Minikprof öncülüğünde Pure beauty avına çıktık ve masumane bir tane alıp hemen uzaklaştık oradan (:  (Antalya'da yokmuş gibi İzmit İstanbul şubelerini gördüm ama hala Antalya'da ki nerede görmedim. :D Çook uzak yahu)

İkinci durak olarak yemek yemeli ve dedikodu etmeliyiz şeklinde gelen teklifle -ki dedikodudan kasıt bildiğiniz Uzak doğu ve oppa muhabbetini kapsıyor -  en üst kata çıktık. O sırada fark ettim dışarıdan sıradan görünen bu mekanın aslında ne büyük olduğunu. Büyükten kastım cidden büyük.  Bütün Antalya'yı ikna edip içine sokmayı başarsanız kafadan 2 - 3 kat boş kalır (: Şaka yapmıyorum ^^

Neyse benim dekoruna bayıldığım bir mekana girdik sonunda. Ahanda şu yandaki amcaların yerinde biz bir güzel oturduk. Eline saz alan aşıklardan pek bir farkı yoktu menüyü eline alan kızların. Menü havada uçuşurken dakikalarla başlayan karar değiştirme süreci garsonun sabırsız bakışlarıyla saliselere dönüştü. Olayın sonunda Minikprof olaya el attı ve herkese bir şeyler önerip sipariş için hazırız bakışı attı garsona. 

Tam o sırada Karanlık yanını sevdiğim Winpohu geldi yanımıza. Gecikmenin verdiği telaşla menüye bakmak yerine sadece dondurma isteyerek hayal kırıklığı yarattı bizde özellikle bende. En azından karar verme aşamasının kaç dakika olduğunu öğrenebilirdim. Neyse başka bahara :/

Siparişlerin gelmesini beklerken telefonum çaldı ve "Antalya'da deprem oldu ablaa, ölüyorum korkudan" diyen kız kardeşim aradı. Bir an yüreğim hopladı ama abartma huyunu bildiğimden olayı sessiz geçiştirmeye çalıştım. En sessiz halim oydu gerisini siz düşünün :D 

Neyse efendim yemekler yenilip muhabbetler edildi. Bu sırada 3 5 kere Kimbapsushi adı zikredilmiş olabilir :P  Tamamen şans eseri yoksa kimbap hatununa dair bir şeyler olduğundan değil :D Benimle sırrın güven içinde gaco (Bu cümlede yazar okuyucuya gizemli bir şeyler varmış havası yaratmaya çalışmıştır *_*) 

Etrafımdaki hatunların hepsi Gong Yoo sevdalısı çıkınca ortamı yumuşatmak isteyen Fea ansızın benim masum Daniel'imi ortaya atıverdi. O kibar yoldan Denyıl derken ben üstüne basa basa Daniel en olmadı Den diye seslendim (: 

Açıkladım heralde orada da bunun nedenini (: 2009 yılında ortada fena halde estirilen bir geyik vardı arkadaş çevremizde. Meşhur Godesu döneminde  erkek arkadaşların bu oppa muhabbetine uyuzluğunun bir yansıması olarak Sevgili Jun Ki'nin kaçırıldığına dair hayali bir hikaye yazmışlar ve photoshopu kendi hain emelleri için kullanıp dövmüşlerdi.  Devam hikayesinde de Daniel ve ona dair sevgi sözcükleri geliyordu. Hitap şekli olarak kullandıkları lakap Denyıldan yola çıktığı için ona hala Daniel ya da Den diyorum ^^

Bunu açıklamasam ölürdüm :D Kızlarla yapılan dedikodulara derinlik vermek daha mantıklıydı sanki :D Durun bu kısmı oraya bağlıyayım nasıl yapacaksam :P

Sevgili Fea'mın intikam almak için Daniel'e oyunculuğu için bir kaç öneride bulundu sağ olsun. Ama onun My Father'ını izledin mi sen bakayım savunmamı saniyeler içinde bertaraf etmesini de bildi.

Konuyu değiştirmek için elimde olan tek unsur olan Gong Yoo beyleri ortaya atarak derin bir nefes aldım.  Ve dizilere yeniden dönebildik.

Bu sırada dik bakışların üstümde olduğu hissiyle kafamı kaldırdığımda Yusuf'u gördüm. Babasına yakalanmış kız edasıyla kem küm diyerek yanına gittim durum bilgisi verip yeniden kızların arasına döndüm. 

Bitirilen yemeklerin üstüne tatlı siparişine zaman gelmişti. Bu sıcakta dondurma diyerek suratımıza masum kız çocukları maskesini takındıktan sonra yanımıza gelen garsona isteklerimizi bildirdik. Fea'cım şu yanda görünen tart'ı alarak hayatının hatasını yaptı. Nihahahaha (: 

Dondurmalar gelen kadar kızlar başlarına daha önceki buluşmalarda meydana gelen haşin garson hikayelerini anlattı. Oldukça eğlenceli ve inanılmaz gelen bu hikayelerin ortasında Winpohu "kahve mi içsek yau?" deyiverdi.  Seve seve diye söze girdim. Malum kahve içmek bizde bir aile geleneğidir.

Dondurmalarımızı yedikten sonra yakın civarlarda ki Özsüt'e girdik.  Eldeki menü içinden bir şeyin sipariş verilemediği bu özel mekanda kahvelerimizi sipariş edip en dip köşedeki masamızın tadını çıkarmaya başladık. Kahve ve hoş sohbet sayesinde bu cadıları çok sevdim. Kahve olmasa napardım bilemedim bak :P

Bu sırada telefonum bir bak kızım artık ya öldüm burada diye bağırınca gelen mesajlarımı gördüm. Yusuf göz takibini devam ettirdiğini ve hala böbreklerimin bende olduğu bilgisini geçiyordu kısaca. Taciz mesajları devam ederken bizde kızlarla muhabbette sınır tanımamış konulardan konulara atlamıştık. 

Sevgili Pohuşi'ye cadılığın temel kuralları adlı küçük bir gösteri yaptıktan sonra kızlara da kısa öz bir şeyler anlattım ve dağılmamız gerek diyerek ayaklandık.  

Atlayarak ve dedikoduları kısarak bahsettiğim bu günün sonunda cidden çok eğlenmiş ve artık her seferinde kıskanarak anacağım bir topluluk bırakmıştım.  

Masalevi, Kaktüsçiçeği ve Egosantrikrapsody'de orada olsaydı bu toplantılara suikast düzenlemek zorunlu hale gelirdi. Şimdilik kıskançlık krizi benim için yeterli :( Ahh  ahhh 

14 yorum :

  1. Netten biri ile buluşmalar insanlara hala garip mi deliyor yahu? Üzüldüm Yusuf'a. Çünkü kimbilir kaç saat kaynattınız siz. Çocuk da alışveriş merkezinde mahsur kaldı. Sanki bizim kızlar senin böbrekleri alacak. Nefi'den korkulur gerçi :P

    Kızlarla tanışmana ve eğlenmenize çok sevindim. Güzel bir gezi olmuş senin adına.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ailem artık alıştı ama Yusuf beni ilk kez böyle bir organizasyonda gördüğü için tedirgin oldu (: Zavallım Cevahir'e bir daha ne zaman gider allah bilir :P Zaman su gibi geçti hatunlarla valla kaç saat desem yalan olur (:

      Kızları tanımak cidden ayrıcalıklı bir durum :D

      Sil
    2. Değil böbrekleri tüm organları bana emanet edebilirsiniz :D İtinayla bakılır hehe :)

      Sil
    3. Bir daha ki sefr hediye paketinde dalakları getircem sana kuzum üzülme sen :P

      Sil
  2. çok güzel bir yazı olmuş canımcığım. bir de twitter ına ne oldu bacım merak ettim *

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bülbülü altın kafese koydum illede vatanım dedi bende ağzını bantlayıp koydum bi kenara :D Birkaç gün kafa dinleyeceğiz ;)

      Sil
  3. Seni tanımakta bir zevkti canım. Yine görüşelim. Yine kahve içelim ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir Dolunay gecesi loş ortamlarda kahve içelim yine :D Garsonumuzu yanımızda götürebiliyor muyuz acaba :P

      Sil
  4. Yine gelirsin ki çok kıskanırsan ;) Kıyafet mi ayarlasam ben napsam gelirsen diye :D
    Arkadaşın uzaktan ne kadar sevimli olduğumuzu farketmemiş olamaz yahuu nasıl o kadar saat içi rahat etmedi hiç anlamadım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Seneye garanti oradayım haziran ayında (: Eylül gibi de gelebilirim bilmiyorum :D Şeytanın bacağını bi kere kırdım devamı mutlaka gelir :D

      Nasıl güven verdiyseniz arkadaşıma artık :P Çantamda hazır gezecem merak etme (:

      Sil
  5. 4 yıldır İstanbul'da yaşıyor olmama rağmen İstanbul'da hiç maceraya açılmadım :(
    Bu arada Mimlendiniz :) ; http://tayfunkamit.blogspot.com/2012/07/cevapla-bakalm-mim-tuhaf-sorular.html

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uzaklardan gidince yapılacak en mantıklı şey maceralara atılmak :D Bildiğin safari gibi oldu benim için :P

      Mim için sağol en kısa sürede yapmaya çalışacağım ^^

      Sil
  6. Çok güzel ve eğlenceli bir gün geçirdik hep beraber.Ben olmasaydım akşama kadar ne yiyeceğimize karar veremezdik allah bilir hehe :) seni hep bekleriz istanbul'a hep gel ve unutma bizi ;))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sizi unutmak ne mümkün hanfendü benim derdim bir sonraki buluşmanızda yaşayacağım kıskançlık :( Toplaşıp Antalya't,ya taşınız nolurdu ha nolurdu :P

      Sil

Kazana Attığınız malzemelerle daha lezzetli iksirler ortaya çıkacak ^^
Nihahahaha Yorumunuzu Eksik Etmeyin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...