31 Temmuz 2012 Salı

Yankee-kun to Megane-chan / Kırıp Geçiriyor

Yankee-kun_to_Megane-chan
 10 bölümlük bir Japon dizisi olan Yankee-kun to Megane-chan bizlere sadece eğleneceksiniz sözü veren oldukça uçuk bir manga uyarlaması.  


Eski bir Yankee olan hanım hanımcık kızımız Adachi Hana'nın sıradan bir kıza dönüşmesinin hemen ardından gittiği lisede tanıştığı  Shinagawa Daichi ile başından geçen eğlenceli okul günlerinin anlatıldığı bu dizi şu sıcak yaz günleri için izlenmesi gereken bir yapım.
Yankee-kun_to_Megane-chan
Mangadan uyarlama her yapım kadar uçuk kaçık olan dizimizde yankee gençlerin sıradanlaşma hikayesine taş sokmak isteyen kaka adamlara verdikleri cezaları izlemek yerden yere savuruyor bizlere (:

Hayatta kalan tek aile üyesi  olan dedesiyle yaşamaya başlayınca sıradanlaşan hayatına alışır, geçmişinden sıyrılmak içinse kendisine yeni bir imaj çizer. Başarılı bir okula kapak atmasına rağmen aldığı notlarla okulun puan sisteminin en altına imzasını atmaktan vazgeçmeyen Adachi kızımız geçmişten gelen sevimli ötesi bir yankee ile yeniden eğlenceli günlere döner. 
 Yankee-kun_to_Megane-chan
Okulun en bilmiş delikanlısı Izumi bilmiş ötesi bir kasıntı ama onunda gizemli yanları var (: Küçücük kalıbına rağmen ortamda horozlanarak dolaşmasına az gülmedim değil :D 
 
Yankee-kun_to_Megane-chan
Hadi bize Capon dünyasından eğlenceli bir dizi öner diyen sevgili çingulara daha yeni izlediğim bu diziyi gururla tavsiye ederim (: 


Öğrenci konseyi başlığı altında toplanan bu 5 çılgın öğrencinin arkadaşlarından topladığı imzalarla istediklerini yapabilmelerine hasta oldum. Özellikle Ada kızımızın önerdiği korku tüneli çok eğlenceliydi. 


Bu arada es geçilmemesi gereken bir detay sevgili yankeemiz Shinagawa'nın işte teklif geliyor dakikalarıydı (: Üstüne doğan ışıkla başlayan eğlence unutulmazdı.  Son bir detay indireceğiniz dizi bölümlerini tek tek indirip izleyin zira sorunlu  paylaşımlar etrafta dolaşmakta. 


Yankee-kun_to_Megane-chan


İyi seyirler OH YOON JOO

28 Temmuz 2012 Cumartesi

Olimpiyatlarda ki İlk Rekor Güney Kore'den

Londra Olimpiyat Oyunlarında ilk rekor Güney Koreli sporculardan geldi. 


Güney Koreli okçu takımından Görme engelli sporcu Im Dong Hyun bireyselde yeni bir rekora imza attı. Takım sıralamasında da  Dong-hyun, Kim Bubmin ve Oh Jin-hyek yeni bir rekor kırdı.

Sol gözü yüzde 10, sağ gözü ise yüzde 20 görme kabiliyetine sahip Güney Koreli okçu  Dong-Hyun, kendisinin daha önceki rekorunu 3 puan aşarak 699 puanla dünya rekoru kırdı. Takım sıralamasında ise Güney Kore, eski rekoru 18 puan ile geçerek 2 bin 87 puanla yeni dünya rekorunu kırdı.

Dünyanın en iyi okçularından oluşan Güney Kore takımı, 1984'den bu yanan 16 altın madalya aldı.
OH YOON JOO

26 Temmuz 2012 Perşembe

To The Beautiful You : Hayallerim Yıkıldı

Hana_kimi+To_The_Beautiful_You+Korean_ver

İlk izlediğim saniyeden beri bu dizi Kore coğrafyasında çevrilirse diye büyük ve oldukça uzun hayaller kurmuş, oyuncu kadrosuna onlarca yıldızı doldurup boşaltmıştım. Sonra bir baktım herkes benim gibi üş aşağı beş yukarı kendi kadrosunu kurmuş diziye dair.  Gerçi bizim dönemde izleyen Uzak Doğulu yüreklerin seçtikleri isimler bugün izleyenlerin ahjushi gözüyle baktığı isimleri listeliyordu ya neyse (: 


Olmamalıydı bu güzel hikaye bu kadar boş geçirilmemeliydi bence (: Kadroyu A'dan 'ye inceleyemesem de  gözüme takılanların bile dizi için yeterli olmadığını düşünüyorum. Umarım yüzümü kara çıkarırlar bu çocuklar ;) 


OH YOON JOO

24 Temmuz 2012 Salı

I DO I DO ~ Hani Yapabilirdin?

IdoIdo+jang_woo+Kim_Sun_ah
Yeni sezonun dizilerini finallemeye başladığımız şu sıcak günlerde (Klimanın icadına vesile olan güzel insan ruhun şad olsun) en sonunda oturup bloga yeni yazı yazma fırsatı bulabildim. Gerçi I do'nun finali beni buna teşvik etmiş olabilir (:

Benim için en bomba girişlerden biri olan yapım - ki sorumlusu Sun Ah unnimin yamacına maymuncuğum Jang Woo beyleri alıp eğitmesidir. - ilk finali gelen dizi oldu. 16 bölümlük dizi romantik komedi şeklinde gösterse de kendini Sun Ah unnimin verdiği yetkiye dayanarak yine bir sosyal sorumluluk projesinden öteye geçemedi.
IdoIdo+jang_woo+Kim_Sun_ahIdoIdo+jang_woo+Kim_Sun_ah
IdoIdo+jang_woo+Kim_Sun_ahIdoIdo+jang_woo+Kim_Sun_ah
IdoIdo+jang_woo+Kim_Sun_ahIdoIdo+jang_woo+Kim_Sun_ah
IdoIdo+jang_woo+Kim_Sun_ahIdoIdo+jang_woo+Kim_Sun_ah
Daha açılış bölümünde karakterlerin bütün özelliklerini hafiften görmek yerine "Alkol bütün kötülüklerin anasıdır a canlar" mesajı veren dizimiz daha sonra toplumda ki kadın karakterinin yerini sorgulamaya başladı. Eğlence unsurunun meze olarak kullanıldığı ana konular oldukça ciddi ve temeli sağlamdı aslında. 

Kim Sun Ah yaşını başını almış, kariyerinin zirvesine bir adım kalmış, maddi açıdan oldukça yüksek bir kadındır. Ailesinin evlendir planlarına "Oldu canım bakarız bir ara" diye cevap veren bu yüzden babasıyla sıkça tartışan bir kadındır. 
IdoIdo+jang_woo+Kim_Sun_ah
Yine babasıyla tartıştığı günlerden birinin sonunda karşısına Şapşallık abidesi ve oldukça yakışıklı gencimiz (Genç burada bildiğin çıtır anlamında kullanılmıştır.) Jang Woo çıkıverir. Hayran olduğu kadını bir anda karşısında buluveren bütün masum delikanlılar gibi önce kadını bir güzel alkolle soslayan Jang Woo,  sabah uyandığında yanında Sun Ah'ı bulduğunda "Amaan Tanrıııım!" tripleri atsana aslında ceplerinden birer kanat çıkmış ve küçük beyi havalara uçurmuştur.
IdoIdo+jang_woo+Kim_Sun_ah
Bu arada uri Jang Woo babasıyla birlikte yaşayan, onun için her şeyi göze alabilecek, cesur, mağrur ve motoru Beyonce için ölebilecek bir delikanlıdır (:  Neyse bu iki zıt karakterin yolu alkolle kesişince ve bu hatırlanmayan geceden birde sürpriz meyve geriye kalınca yolun sonunda ne olur ???

Neyse bir ara verip tanıtıma devam edelim, evet bu aşağıda gördüğünüz beyaz önlüklü beyefendide meşhur ikinci adamımız. Kod adı Beyaz Önlüklü (: Pii çok uzun oldu kısaca Doktor civanım diyelim biz ona ;) 
IdoIdo+jang_woo+Kim_Sun_ah
Doktor civanımda yaşını başını ve hatta maaşını almış oldukça datlı bir canlı türüdür. Bir insan hem bu kadar tatlı hem zengin hem uzun boylu olunca etrafta dolanan taliplerden sıkılmıştır.(bildiğin oppa tarifi laağn (: Bakınız Secret Garden /Unutulmaz Replik kod 3 / 89 :  "Bir erkek uzun boylu, yakışıklı ve zenginse oppadır") 

Kendisine gönderilen eş modellerinden iyice sıkılan sevgili Doktor civanımız kendince yöntemler geliştirerek hem ailesinin gönlünü yapar hem kızları üzmez hem de bekarlığına devam eder.  Ve bu buluşmalardan birinde mükemmel erkek, esas kızla tanışır. 

IdoIdo+jang_woo+Kim_Sun_ah
IdoIdo+jang_woo+Kim_Sun_ah
Gelelim dizinin çekiştirmesine:

Öncelikle sevgili Jang Woo'm bildiğin Sun Ah karizması altında ezilmiş ve hatta yok olmuş. Yeteneksiz de ondan öyle oldu değil ama nedeni, Sevgili hyung'u Gong Yoo ile aynı dönemde yayınlanan bir dizide rol aldığından olsa gerek ona benzer mimiklerle karşımızdaydı. Gerçek halini, şirinliğini görmesem e bunun Gong'u yok muydu diye sorardım (: 
IdoIdo+jang_woo+Kim_Sun_ah
Çıtır erkek rolü için uygun biri Jag Woo ayrıca rolü gereği zıpır ve bol öpüjeemgillerden olma halide ruhunda var yani bu konuda bir sıkıntısı yok. Ona rağmen öpüşme sahneleri bile kasıntı bir havada geçmiş. (Anaam bu cümleden sonra diziyi nasıl hayal etti bilmeyen, izlemeyenler merak içindeyim.)  Yaramaz çocuk için anlayacağınız seçilmiş kaftan Jang Woo ama Sun Ah unniyi okul olarak görüğünü resmi olarak ta itiraf ettiğinde bir ikilem olduğunu anladım hemen. Ben bu çocuğa "o unniden ne öğrensen kardır" desem bile açık açık "unni benim okulum ol " demesine ne gerek var değil mi?
IdoIdo+jang_woo+Kim_Sun_ahIdoIdo+jang_woo+Kim_Sun_ah
 Dizinin senaristleri  oldukça çılgın bir fikir bulmuşken bunu sosyal mesaj içerikli bir diziye çevirince yapım oldukça sıradanlaştı, reytingler dibe vurdu.  Ama arada öyle fena detaylar vardı ki hepsi ayrı ayrı çok şekerlerdi. 

Bir ayakkabı tasarımcısının hayatı dendiğinde etrafta binlerce ayakkabı olacak ve biz kendimizden geçecektik hani???? Aldatıldım resmen nerede lağn benim spor pabuçlarım (: Çizim halleri daha iyi olan onca ayakkabı heba oldu peeh! 
IdoIdo+jang_woo+Kim_Sun_ahIdoIdo+jang_woo+Kim_Sun_ah
IdoIdo+jang_woo+Kim_Sun_ahIdoIdo+jang_woo+Kim_Sun_ah
Hamile kalan birine o ayakkabıları çıkarttınız tamam iyi hoşta o kıyafetler ne olacak???? Hele o son giydiği hamilelik elbisesi ya da bakın biz nasılda bu işi beceremiyoruz kostümü (0_O) Neyin kafasındasınız sayın kostüm tasarımcılar bilemediniz sanat ekibi :D Size kaç kere Soju içtikten sonra iş başı yapmayın demedim mi lağn ben


Bebişle ilk karşılaşma sahnesi (: Utanmasa güneş tutulmasını izleyip atacak elinden cıkcıkcık Senden iyi baba olacak uri Jang Woo selametle :P
IdoIdo+jang_woo+Kim_Sun_ah
Dizinin finalini izledikten sonra ama nedeeeeğn desem de izlemelisiniz bence bu diziyi :D Özellikle Sevgili eniştemiz Yesung'un seslendirdiği parça apayrı güzel olmuştu dizi için. Bayılarak dinliyordum her seferinde (:  

Jang Woo fantezi kurduğunda bunu fena yapar bize de gülmekten yerlere yatmak kalır (:
IdoIdo+jang_woo+Kim_Sun_ahIdoIdo+jang_woo+Kim_Sun_ah
IdoIdo+jang_woo+Kim_Sun_ahIdoIdo+jang_woo+Kim_Sun_ah

Yeni dizilerin, yeni yorumların yer alacağı yepyeni postlarda görüşmek dileğiyle mutlu kalın ^^
IdoIdo+jang_woo+Kim_Sun_ah
OH YOON JOO

18 Temmuz 2012 Çarşamba

Seom / Ada : Kim Ki Duk'un Lanetli Dünyasına Hoşgeldiniz.

The_isle_ada_kim_ki_duk
Kim Ki Duk'un 2000 yılında çevirdiği ve Venedik Film Festivali'nde yeteneğini ispatladığı  Seom / Ada , kariyerinde dönüm noktası oldu. 


Yönetmen, her zaman ki anlatım tarzını, duruşunu biraz daha dikleştirip hırçınlığını dingin doğa görüntüsü ve yalnız bir kadın üzerinden sunar seyircisine. 


Konusu: Kırsal bir bölgedeki göl üzerine kurulu ufak balıkçı evlerini kiralayan bir kadının hayatına tanık oluyoruz. Balık tutmak için göle gelenlere ev kiralayan, yiyeceklerini ve balık malzemeleri satan Hee Jin bazen bedenini de  para malzemesi olarak kullanır. 


Günlerden bir gün balık evlerine gelen garip davranışlı bir adam kadının gönlünü çeker. Geçmişte yaşadığı olayın etkisiyle garip duyguların esiri olan Hyun Shik intihar teşebbüsünde bulunduğunda Hee Jin tarafından kurtarılır. Ev sahibesinin ilgisiyle başlayan ilişkileri olayları geliştirir. 
The_isle_ada_kim_ki_dukThe_isle_ada_kim_ki_duk
The_isle_ada_kim_ki_dukThe_isle_ada_kim_ki_duk
The_isle_ada_kim_ki_dukThe_isle_ada_kim_ki_duk

Filmde dilsiz bir kadın olan Hee Jin'i temel alan yoğun ve hastalıklı ilişki, bastırılmış duyguların ortaya çıkmasıyla ulu orta yol bulan sadomazoşizme dönüşür.  Aşk ve nefretin el el verdiği filmde Kim Ki Duk yine kendisine haz tarzı ile görüntüleri konuşturmaya devam etmiştir. 


Yaptığı çalışmalarla ile sanat dünyasına yeni bir bilinmez ekleyen ve insanları bölen Kim Ki 
duk bu filmiyle de  tüylerinizi diken diken etmeye hazırlanıyor.  

The_isle_ada_kim_ki_dukThe_isle_ada_kim_ki_duk
The_isle_ada_kim_ki_dukThe_isle_ada_kim_ki_duk
 Özellikle kadın oyuncunun bakışlarında ki o deliliği görmek için bile izlenebilir. Kim Ki Duk filmleri izlemeyi sevenler için ayrı bir yeri olabilecek bir film.

OH YOON JOO

17 Temmuz 2012 Salı

kimchi yaptımmm...yine.. :D

bugün evde yapıcak bi iş bulamayınca ve salatalıklar da çok güzelken kimchi yapmaya karar verdim..
daha öncede denemişliğim oldu ama sanırım 3.seferde anca ayarını tutturdum..


her seferinde bi şeyi ya eksik yada fazla koyduğumdan tam ayarında,daha doğrusu istediğim gibi yapamıştım..herşeyi tam olsa bile o aradığım tada ulaşamamış olmak beni delirtse de neyse ki bu sefer ona ulaşmam çok zor olmadı..çünkü haziran ayında cadılarla yaptığımız Seoul Restaurant seferinde benim yaptıklarımla ordakinin tadının aynı olduğunu farkettim..
tuz farkıyla..




önceki denediklerim ( tarifi nasıl okuduysam artık ) iyice tuza bulayıp beklettiğimden feci tuzlu oluyodu ve kimchiler bi süre sonra erimeye başlıyodu..beceremediğimi düşünmeye başlamıştım ki Seoul Restaurantta yediklerim imdadıma koştu..tad aynı..sadece benimkiler anlamadığım bi şekilde çok tuzlu..
sebep ararken kendime tarifi tam anlamıyla okumadığımı farkettim..oysaki sadece azıcık tuzla ovalayıp bekletmek gerekiyomuş,benim yaptığım gibi tuza bulamak gerekmiyomuş..hepsi benim elimin ayarının olmayışı yüzündenmiş yani..


neyse benim yaşadığım o anki mutluluğun tarifi yok tabi ama kıyas yapıcak olursak eğer çölde su bulmuş kovboy gibi yada suyun kaldırma kuvvetini bulan arşimed’in ‘’ buldum buldum ‘’ diye koşturması kadar olmasa da ,bende başarmış olmanın verdiği inanılmaz bi özgüvenle doldum diyebiliriz..
ee sonuç..burdayım yine yaptım.. asla pişman diilim..




neyse tarife gelicek olursa eğer..2 yeri karıştırıp kendime yeni bi tarif çıkardığım için diğerlerine göre daha sade bi tarif oldu..normalde tariflere sadık kalan biriyimdir ama işin içinde zencefil,kuru soğan ve balık sosu gibi pek hazzetmediğim maddeler olunca türk usulü kimchiye çevirdim ben..
daha sade,lezzetli ve yenilebilir..


öncekilerde balık sosunu hiç denemedim balık sevmiyorum diye ama zencefil denemişliğim var..biz genelde boğaz ağrısında ilaç niyetine kullandığımızdan olsa gerek turşu gibi bişiyde zencefil bizimkilere zorla yedirsem de hiç damak tadımıza uymuyo..kuru soğanı ise fermente olmaya başladıktan sonra hoş olmayan kokular verdiği ve tadı hoşuma gitmediği için bi daha da kullanmadım..


nys siz yinede ‘’ sen ver bize biz orjinal tarifini deniycez ‘’ derseniz eğer bu ve bu linklerden ulaşabilir ve deneyebilirsiniz..şimdiii benim tarifime gelirsek eğer;


1 kg.salatalık
1 demet yeşil soğan
2 adet kırmızı biber
6 diş sarımsak
1.su bardağı pul biber (acıdan hoşlanmıyorsanız eğer miktarı kendinize göre ayarlayabilirsiniz)
1 çay bardağı su


malzemelerimizin hepsi bu..önce salatalıkları bi güzel yıkadıktan sonra uzunluğunu bozmadan 4'e bölüp, aralarına salatalıkları fazla tuza bulamadan göz kararı kalın tuz serpiyoruz..
çok az ovalayıp bi süzgece koyuyoruz.altına da bi kase koyup suyunun çıkmasını bekliyoruz..suyu çıktıktan sonra 3.resimdeki gibi yumuşak ve kımıl kımıl olucaklar.. 

 

bunların suyunun çıkması yaklaşık 1-1,5 saat sürdüğünden bu arada soğanları temizleyip 3 cmlik boyutlar halinde kesiyoruz.kırmızı biberleride doğruyoruz..sarımsakları eziyoruz..(ben ezdim ama siz isterseniz doğrayabilirsiniz de.tercih sizin yani.. ) hepsini bi kaseye koyup karıştırıyoruz.pul biberlerde dahil..en son 1 çay bardağı suyu da ekliyoruz.

 
 

bütün malzemeleri karıştırdıktan sonra aynı bu görüntüde oluyorlar.daha sonra suyu çıkmış salatalıkları bol suda iyice yıkayıp suları da süzüldükten sonra içine bu malzemeyi doldurup ,ağzı kapalı bi kabın içine yerleştiriyor ve buzdolabına kaldırıyoruz..tercihe bağlı olarakta 1-2 gün bekledikten sonra yemeye hazır hale geliyolar..hemen de tüketilebiliyo tabi ki...

 
 

işte hepsi bu kadar..yapılışı gayet basit ve uzun süreli değil..salatalıkların suyunun çıkmasını beklerken başka işlerle uğraşabilecek kadar vakit oluyor...
o yüzden denemek isteyenlere şimdiden kolay gelsin....görüşmek üzere..


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...