31 Ekim 2012 Çarşamba

Cadılar Bayramı Ve Cezalar

Karanlıkta üstüme gelen o şeey... Saliselik zaman diliminde aklımda yanlış soru olduğu kesindi. "Vampir dediğin bir kere yakışıklı olur!" İçimde deli gibi atan kalp, yanımda ritmik şekilde fon müziği yapan Yusuf yusuflar ve benim dilimden dökülen kelimeler... 
Bir film sahnesi olsa eminim ekran karşısında izleyen kişi şuanda bana saydırıyordu bense hala vampir rolünde oynayabilecek adamların listesini yapıyordum. Boynumda hissettiğim acı kendime gelmemi sağladı. 

Evet, sonunda bir vampire yem olmuştum hemde dünyanın en tipsiz vampirine. Gökten namca yağsa benim başıma hep komşu oğlu muhittin düşer zaten. Ne diyorum ben yağ! Bütün elbisem kan revan içindedir şimdi, Ayşe teyze bile bu lekeyi çıkaramaz! 

Cidden kafam bir garip bu gece, anlaşılan şu tipsiz vampir beni ısırırken kanıma bir şeyler karıştı yoksa ölmek üzereyken bu saçmalıkları düşünmemin başka bir anlamı olamaz! 

Çirkin, tipsiz, piii rezil vampir (!) yavaşça yere uzanmamı sağladı. "Yok artık bu saatten sonra Bir Türk dizisine konu mu olucam ulen. " Boynumdan akan şu sıcak sıvı bu hızda akmaya devam ederse reyting sonuçlarını göremeyeceğimden emindim ve şu nalet büyülerin sözleri hala aklıma gelmiyordu.  Ortalıkta salınıp duran gerizekalı canavarım olsaydı, keşke etrafta!

Bir anda ışıklar yandı, üstüme karabasan gibi çöken çirkin şeyin yavaşça ayaklandığını hissettim. Demek kanım kısa sürede bitmişti, demek akdeniz anemisi böyle bir şeydi, demek o üşümeler boşuna değildi? Bu kadar saçmaladım ve hala şu film şeridi etrafta görünmedi. 

Nalet makinist bu bayram gecesinde alem yapıyorsa demek ki diyerek avuttum kendimi. Artık öteki tarafta korsan dvd, film falan bakarız bir şeyler diyerek   en azından hoş bir ölüm meleği gelir umuduyla beklemeye başladım. Kapattığım gözlerim ve karnımın üstünde birleştirdiğim ellerime bir lilyum koyarlarsa ertesi günün gazetelerinde çok şık bir 3.sayfa haberi olabilirdim. 

Başımda Dan ağlarken onu teselli etmeye gelen kızlar geldi gözümün önüne bir anda. "Ölmüyorum ulan, gerekirse hortlarım" diye açıverdim gözlerimi. Kafamı kaldırdığımda eldivenlerini beline takmış kollarını önünde birleştirmiş bir adet Dan, yanında peleriniyle poz vermeye çalışan Junki ve eli belinde bekleyen Sürmeli prensim vardı. 

Az önceki Yusuf korosuna taş çıkaracak bir stilde yanımdaki beyefendiyi sordular ve neden yerde olduğumu."Ulan az önce resmen korkudan ölüyordum ve siz benim bu çirkin herifle mercimek fırın denklemini çözdüğümü mü düşündünüz?"
 Ses tonumu kontrol edemiyor ve kendimden geçmiş şekilde terör estiriyordum Dan ağzımı kapatıp beni yerden kaldırdıktan sonra tipsiz vampir'in kimliğini ortaya çıkarmak için bir kaç kez dürttü. Ama vampir beyimizin konuşmaya niyeti yoktu. Konuştuğunda da şok olmaktan öteye geçememiştim. 

Benle kafa bulma işini en iyi yapan küçük Evil yine iş başındaydı ve bu kez yüreğime indiriyordu kerata :( Ve bu işte elektrikleri kapatıp müzik işleriyle ilgilenen destekçiside kesinlikle Changmin'di. Yaptığı şakanın güzelliğini övüp yeniden odaya döndüm, kalp atışlarım normale dönmüştü artık (: 

Herkes eğlencesine devam ediyordu. Ben içeride saçma bir oyuna kurban olurken gelen sayısı artmış ortalık tanınmış yüz kaynıyordu. Yavaşça Mine kızın yanına seğirttim. Kimbap'ın etrafındaki kuzu sayımını yapıyor ve not almaya devam ediyordu hala. Çevresinde birikmiş kişiler ise kendi aralarında bir muhabbete dalmış, Mine kızın alışkanlıklarına laf çarpıyorlardı.  

"Kimlere yapılacak şu büyüler cadı! Çabuk yapalım da eğlencemizi bulalım" dedi.  Yüzüme bakmadan konuşması biraz rahatsız ediciydi ama Kimbap'ın haremindeki en tozlu yerlerden bile üşenmeden çıkardığı onca kişiyi bir daha nerede görecekti ki! 

"Sessizce başlıyorum o zaman" diyerek geçtim kazanın başına (: "Cezalandırılanların ismi sırasıyla eklenecek kazana, biraz müzikle eğlenelim mi şu iksir hazır olana kadar" sözümü bitirmeden çoktan hazırlanmış yerlerini almaya başlamıştı sevgili Exo grubu. tıktık 

Demetgil'e göz ucuyla paslanmış at nalını işaret ettim, sırıtarak elime tutuşturdu. Niyetimi anlamış olabilir miydi? Hayır, bu kadarını tahmin etmek için çok çömezdi.  Bu gece öğrenecekleri çok şey olabilirdi tabii o sırada etrafta Exo bebeleri ortalığı kasıp kavurmasaydı. Bir ara büyünün ters tepeceği korkusuda sardı içimi ya neyse (:

Özge'ye işaret parmağımla kısa sürede anlatabildim Danabağırtan otunu uzatmasını istediğimi. Dudaklarını okuyabildiğim kadarıyla "Çok acımasızsın" dedi.  "Hayınsın, zalımsın" diyen Hikaru'nun sesini duyar gibi oldum, nihahaha! 
Buse kız çok heyecan yapmış gibi göründü bana (:

Buse'den bir kutu ucu kırılmış kalem istedim. "Bu neden ki?" diye sorup not defteriyle yanıma yaklaştı. Öğrenmeye çok açık bir cadı olduğunu biliyorum kuzum ama bunu unutman senin için daha iyi olur diyerek kulağına bir şeyler fısıldadım. Kafasını kaldırdığında deli gibi şarkıya eşlik ediyordu. Bir cadıya yaklaşması gerekenden fazla yaklaştığında hep bunun olduğunu hatırlatan bir büyü mü yapsaydım ki acemi cadıya (:

Son eklemeleri de yaptıktan sonra karışımı beklemeye bıraktım ve listeyi elime aldım ceza listesi sandığım kadar uzun değildi, ama intikamda soğuk yemesi tavsiye edilmiş bir yemekti malum (:

Kazanın soğumasını beklerken Kostüm yarışmasını yapabiliriz diye düşündüm ^^ Biz ev sahibi olarak kendimizi yarışma dışında tuttuk. Ve yarışmaya dahil olanlar sırayla süzüldü salonun orta yerinde.  
Gumiho'ya taş çıkarırım ulen ben edasıyla 9 kuyruğunuda sallayarak geçti Astrea kız önce ^^ Listenin başında adının yazılı olduğundan haberdar olduğundan emindim (: Cesur yürek diyerek alkışladım seçtiği kostümü (: 
Mine "yanımda Kai'm olsunda kıyafet ne olursa olsun ben prenses gibi süzülürüm" sözlerini savurarak salındı. Hemen arkalarından hayalet kostümü içinde Demet ve yanında Yun olduğundan emin olduğumuz partneri geldi. İkili basına poz vermeyeceğiz durumunu epey abartmış gibiydiler (: 
Kimbap ve Hikaru gece boyunca ters kutupları göstersede yan yana çok sevimli görünüyorlardı.  Kimbap'ın bu kostümü Mine'yi düşünerek seçtiği izlenimi sadece bende mi oluştu bilmiyorum ama kendime düşen anlamı çıkarıp bu gece masum bir cadı oldum ben (: 

Bana göre gecenin favori kostumü bizim E cadımızındı . Geçen aylarda evlendirdiğimiz cadımız hala konseptten kurtulamamış olsada güzelliğiyle ortalığı kasıp kavurdu (: 

Sevgili günlük fıstıkları da anlaşarak geldiklerini göstermekten çekinmemişlerdi (: Bu kızların haremide bu geceki büyüden kurtulduğu için biraz mağduruz ama napalım efendim (: 

Pohuşi ve egosan'da yerlerini aldılar. Konukların geri kalanı sahneye çıkıp salınmak yerine biz gibi çıkanlara oy vermeyi tercih ettiler (: Yarışmak yerine yarışanı çekiştirmek çok daha eğlenceli bir olaydı doğal olarak (: 

Yarışmanın sonunda Gecenin en korkunç tipi kim oldu, onuda siz söyleyin şimdi(:

Neyse efendim gelelim cezalandırılacak zavallılar nihahaha (:

Yeniden kazanın başına geçtim. Seung gi fotoğrafını atıp yavaşça karıştırarak mırıldanmaya başladım. tıktık

Diziden bir süre uzak kalacak, 
Yeniden albüm çıkaracak 
Her klibinde Astrea'nın 
En uyuz olduğu kızı kullanacak
Nihahaha!

Gelsin yeni yeni oppalar,
Kazan burada hep kaynar.
Yapmadıysan bu mimi
Elbette affetmez Cadılar 
Nihahaha!

Elime aldığım Joonki fotoğrafı da kazandaki yerini aldı.

Hikaru yazmamış bu mimi
Elbette ellere yar olacak Joonki
Seç beğen en uyuz kızı
Belkide olacak bir kalp hırsızı
Nihahaha!

Gelsin yeni yeni oppalar,
Kazan burada hep kaynar.
Yapmadıysan bu mimi
Elbette affetmez Cadılar 
Nihahaha!


Esra kız görmemiş mimi

Ama yazık oldu sana 
Abla kıyağı yapardım ama
Atıverdim oppanın resmini kazana




Gelsin yeni yeni oppalar,
Kazan burada hep kaynar.
Yapmadıysan bu mimi
Elbette affetmez Cadılar 
Nihahaha!


Mikal Zia dedi ki çözemedim mantığını
Mantık koymadı ki bu mime cadı
İçinden geldiğince uydur gitsin
Büyülerin tutarsa kral sensin 


Gelsin yeni yeni oppalar,
Kazan burada hep kaynar.
Yapmadıysan bu mimi
Elbette affetmez Cadılar 
Nihahaha! 




Kazanın etrafında büyülü sözcükleri söyleyip kazanı karıştırmaktan yorgun düşmüştüm resmen. Hikaru ve Astrea yan yana gelmiş olup olmayacağı konusunda iddiaya giriyorlar gibi görünüyordu. 

Bu mutlu geceyi  eğlenceli gösteriyle sonlandırmanın zamanı gelmişti bana göre. Müziği sonuna kadar açıp konukları kendi halinde bırakarak ortalıktan kayboldum. Neler olduğunu anlatmak isterlerse onların ağzından dinlersiniz. 



Görüşmek dileğiyle Cadılar ve İyi büyülerle kalın (: 


OH YOON JOO

30 Ekim 2012 Salı

Cadılar Bayramınız Korkunç Olsun Nihahaha!

Ne güzel bir dilekle başladık değil mi? Nihahaha Ama o kadar güzellik kazan kızında da bulunur canlar.  
Sabah erkenden uyanıp akşam ki Bayram hazırlıklarına başladık.  Unutmayın bu gecenin sonunda Şu Mim'i cevaplamayan masumlardan intikam alacağız nihahaha!

Bayram Kutlamalarına geçmeden hemen önce sizlere erkenden gelen ve benim muhteşem tatlılarıma müdahale eden kuzuları ve konukları gösterelim.

Evet biliyorsunuz bayrama hazırlık yapacağız diyerek başlamıştık söze ama ne bileyim bu kadar eksiklikle mücadele edip yeteneksizlik rekoru kıracağımı :(

 En kısa sürede pasta süslemesi üzerine bir kurs almam lazım. Ya da bu sektöre biraz para dökmeliyim (:

Oysa o kadar zor olmamalıydı bu iş, büyü yaparak tamamlamak keşke bu dönemde yasal olsaydı pff!
İşte benim yapıyorum, yapıyorum bu kez olacak diye kendimi kandırdığım bayram hazırlığım ^^ 
 Bu yukarıda görmüş olduğunuz Hayalet Pufları (: Adıyla ne ilgisi var demeyin içinde yumuşacık krema var ^^ Ve tek bir ısırıkta yok olabilme özelliğine sahip. BOOOOOOO! 
 Bunlarda Pembe Mezarlık konseptine uygun Mezarlarım (: Çikolata annem tarafından saniyeler içinde tüketildiğinden R.I.P. yazısı eksik ^^ 
 
Ve asıl bombalar. Kan Çanakları Milföy hamurunun içine bol pasta kreması ve üzerine bol bol kan :D Nihahahaha Yenildiğinde pek bir fark yokmuş gibi dursada elinizdeki lezzet topu bittiğinde 1 litre kan içmiş vampirden farkınız kalmıyor ^^ Ailecek yiyip sırıtarak gezmek yeni favorimiz (: 

Vee son sanat eserim nihahaha. İçinde bir ben eksiğim ^^ Süsleme yapma konusunda cidden yeteneksizim tamam ya vurmayın yüzüme ^^
İşte bu süsleme yeteneğimi gören kuzular sağ olsunlar hemen olaya el attılar ;) İlk çalan zil de komşudur komşu diyerek olabildiğince suratımı asarak açtım kapıyı (: Bilin bakalım kapımın önünde ne buldum ^^  Sevgili parti adamları Super Junior "Geliyoruz aç kapıyı sesleri eşliğinde içeriye daldılar." 

Etrafta parti hazırlıklarını en şeker halleriyle sürdüren bu çocukların enerjilerine kayıtsız kalamadım, önlerine önce bayramdan kalma baklavaları koyarak çakallık yaptım, zira benim tatlıların durumu ortadaydı ve "Hayaletli pizza kolay iş bebeğim" diyen Fndk (Bknz: Z cadısı) hala ortalarda yoktu. Şu anda Suju'nun olay yerinde olduğunu bilse süpürgesiyle ışık hızına ulaşıp saniyeler içinde yanı başımda olacağından emin olduğum sevgili Cadımı akşam için süslenip püslenme işinden mahrum bırakamazdım. Hem ayrıca, ultra rahat eşofmanlar içinde saçım başım bi yerdeyken ve onca una, kremaya bulanmışken yeterince Bayramımıza uygun bir kıyafet giymiş görünümündeyken Fndk'ın onca dikkati üzerine çekmesini kaldıramayabilirdim ^^ 

Anam çok itirafkar gördüm ya kendimi (: Neyse efendim bizim çocuklar biraz da Baklavanın kendilerine verdiği enerjiye dayanarak ortalığı iyice bir dağıttılar. İnanmıyor musunuz? Bir cadı asla yalan söylemez canım, alın ispatı. Cadılar Bayramından çok yeni yıl kutlaması yapacak gibi şirin görünen bu bebeleri akşamki ortama hazırlamanın zaman alacağından emindim. 

Ne yapacağımı düşünürken bir yandan da mutfağı talan etmeye devam ediyordum. O sırada telefonum kendinden geçmiş şekilde çalmaya başladı. (Çalmak dediysek mesaj bildirim tonu olarak seçtiğim sesin uzun sayılabilecek bir melodi olmasını kastetmiş olabilirim :P )

 - Akşam ki partiye hazırım bebek! Ama Uri Omoni'de peşimde, biliyorsun o da tatlı bir cadı!  deyip, fotoğrafını ekleyerek yollayan sevgili Sürmeli Kuzumun (Jang Geun Suk) mesajı enerjimi katlamış, akşamki organizasyon için sabırsızlığımı arttırmıştı. 
İşte o Mesajdaki fotoğraf:

 Çok geçmeden çalan kapı sesiyle kendime -Açık olalım gerçek dünyaya- geldim. Fndk eli belinde ritmik şekilde ayaklarını yerdeki tahta döşemeye vururken,  dudağımın acımasıyla -B cadısı bildiğin dudaklarını kemiriyordu burada. Neden? Siz bilmezsiniz ama bu cadıların içinde en acemisi  B cadısı'dır. Zavallı ben.- baskın basanındır (!) sözünün şimdi tam olarak ne anlama geldiğini anlamıştım. 

Ağzını açmasına fırsat bile vermeden Suju'yu önüne katıp, akşam ki partiye uygun hale gelmelerini sağlamasını söyledim. -Türkçe'de bu harekete bazı bölgelerde Deli cesareti de denilebiliyor.-
Fndk bütün Suju'yu kollarının arasına nasıl sıkıştırdı bilmiyorum ama benden intikam almayı bu kısa sürede unutmasının başka imkanı olmadığını düşündüğüm için bu kısmı görmezden geldim^^ 

İçeriden gelen kahkaha seslerine kulaklarımı tıkayıp çalan kapıya koştum, bu kapı için yapılan büyü bugün neden çalışmıyordu ki. Neyse! 

 Parti kızı ve kuzusu sonunda olay yerine teşrif etmişlerdi işte. Halimi gören Gurme kılıklı çok bilmiş Sürmeli kuzum hemen mutfakta leopar desenli mutfak önlüğünü takıp tezgahın başına geçti. Evet, mutfak artık benim kahramanca savaştığım bir savaş alanı değil, kuzumun huzur dolu merası haline gelmişti. 

Yarım saat kadar sonra akşam için yiyebileceğimiz bütün şirin atıştırmalıklar hazır hale gelmişti. Ortamda gezinip duran Evil Kyu aklıma gelir gelmez bu atıştırmalıkların en azından akşama kadar dayanabilmesi için ufak bir koruma büyüsü yaptım.
Bu güzel atıştırmalıklar için Sürmeli kuzuma teşekkürlerimi sunacağım sırada çalan kapı biraz sinirlerimi zorlamış olsa da şirinliğimden ödün vermeden açtım kapıyı.  

Yanlış mı görüyordum? Karşımda sırıtarak içeriye alınmayı bekleyen T-Ara kızları, sizleri severim bilirsiniz ama bu gece olmaz! 

Aniden hastalanan büyük büyük büyük büyük annem yüzünden keşke partiyi iptal etmek zorunda kalmasaydım. Oysa her şeyi de hazırlamıştım ama, napayım? Önce sağlık değil mi şekerlemelerim? "Şeker mi şaka mı? " diye mırıldanın  bir an önce de yollayayım sizi. (Bu aptal hüzünlü sırıtış yüzüme yapışıp kalmasa bari)

- Şeker miiğ Şaka mıığ?
- Şeker canım şeker hadi yallah! 

Neyse kızları gerisin geri yollamanın zaferiyle ellerimi birbirine sırayla sürterek bir işi daha bitirdiğimi müjdelerken, susmayacağı belli olan kapıya bakmak üzere geri döndüm. Ben diyeyim bir peri siz deyin bir ilah (: 

Kollarından tutulmuş T-ara kızları tarafından sürüklenen Jun Ki açılan kapı sesiyle aniden dönüp  "Yaa! Kurtar Beni " diye bağırınca kendimden geçip kızları kabağa çevirmeseydim iyiydi ama  Jun Ki'min (Bknz:Deli Cesareti Part 2 Neden diye soranlar için aşağıda bir yerlerde Z cadısının çemkirme tonuna bakın anlarsınız demek istiyorum ^^) yanında durabilecekleri en iyi pozisyonda duruyorlardı.

Jun ki önce şaşkınca etrafı süzse de sonra etrafındaki yeni dekoru beğenip pozunu verdi. Her zaman her şeyden poz çıkarmayı bilen bu adam cidden bu kadar tatlı olmak zorunda mıydı?
"Kim gelmiş" diyerek kapıdan boynunu uzatan Sukkie için artık alıştığı kalabalık ortam kurulmaya başlanmıştı. Kafasını asice kaldırıp " Yaa! Ahjushi sanırım bir Cukka partide sihir gösterisi yapacaksınız, üzgünüm ama yanlış adrese gelmişsiniz" diyerek boynuma sarılıp beni içeri sokuverdi.  

Son anda kapanmasına engel olduğum kapıdan içeri giren Jun ki Cıkcıkcık sesleri eşliğinde getirdiği malzemelerle odayı yeni baştan dekore ederken (Tamam ya bunu da becerememişsem demek ki!) bende Sürmelimin elinden kurtulup giyinmeye gittim. 

E cadımız bizi " ben size çorbalar yapacağım, cadılarım benim" diyerek oyalamıştı ve sabahtan beri sesi çıkmıyordu. Yakın zamanda Fndk kız İzmir'in İşgali başlığı altında bir konuşma yapabilirdi benimle, hazırdım buna ve bu kez bende sonuna kadar arkasında duracaktım^^ (Bilmem anlatabildim mi??)

Odama geçerken sırıtarak çıkan Fndk'ı görmem nedense otomatikman "çook eğleneceğiz çok, nihahaha! "  iç ses efektini harekete geçirmiş, bende de aptal bir gülümseyişe sebep olmuştu.

Artık hazır olup salona yaklaştığımda beni nelerin beklediğinden bihaberdim ama bu gece her şeye açıktık! Fndk'ın o bakışları ve gülüşlü, Jun Ki'nin yaptığı yeni dizayn ve Sukki'nin özel mönüsü (:

Cidden hazır olduğumu düşündüğüm şeyin çok ötesinde bir manzara ama buna değer. Vaaaao! Cadıyı bir kenara çekip muhteşem makyajına ve Suju üyelerine baktım. 
"Hani bu gece büyü yoktu haa! " diye bağırdım orta kulağının en dip köşelerine. Pis pis sırıtarak "Bebişim şimdi sen bana JunKi'min yanındaki konuşan kabakların ve etrafında gezinen Kyu'ya rağmen dokunulmamış aperatiflerde büyü olmadan yapıldığını mı söylüyorsun?" diyerek üzerime diktiği gözlerini iyice büyüttü. 

"Hmm, şey... Ellerine sağlık. Çok güzel olmuş..." Hööyt! diye kesilen cümlemi tamamlamaktansa gelen konuklara şirinlik yapmayı tercih ettim ^^

Koltukların üzerine yayılmış, sessizce etrafı süzen yavrulara uzaktan el sallarken Kimbap ile göz göze geldik. Boynumu büküp başka konukların yanına yollandım.  

Özge elinde bir dünya abur cuburla bir afişten fırlamış gibi görünen Big Bang'in yanına gidiyordu. Göz ucuyla çok yaklaşma Maknea'ya dedim o da cevaben meraklanma Mine zaten başımda diye ekledi. Koltuğa oturduğunda Mine Kollarını açmış sağında GD solunda Kai, Kimbap'ın usanma büyüsü boynunda oturuyordu ^^  
Bunca insan zil çalmadan nasıl içeri girdi dememe kalmadan kapı kendiliğinden gıcırdayarak açıldı, dışarıda bekleyen kişi daha zili çalmadan...

Anladım, büyülerimin etkisini yok edebilecek tek kişi bu işe karışmış olmalıydı. Bir köşeden atılan kahkaha ve üzerimde hissettiğim bakışların sahibi kesinlikle E cadısıydı. 
 Kadehini kaldırıp başıyla selam verdikten sonra bir yudum içti vişne suyundan. "Gerçek kan koymalıydım serviste o bardaklara" diye mızıldanırken eteğimden çekiştiren tipe bakakaldım ^^


Evet ortalık karizmada tavan yapan onca insanla doluyken benim şebelek yarim elde bulaşık eldiveni bir nevi yaratık olduğu iddiasıyla salonun orta yerinde, yerde kıvranıyordu. Zavallı yavrucağı kollarıma alıp teselli etmem o sırada bir kamu vicdanı sayılırdı yoksa dönüp bakmam bile :P 

Kapıdan gelen kalabalık uğultuyla aniden o tarafa döndüm. Hikaruivy, Masalevi, Kaktüsçiçeği ve Astrea şen kahkahalar atarak içeri girdiler. 

"Hikaru hanımlarında kostümü çok şıkmış cıkcıkcık Ben onu oyalarım bebek, sen kuzulara sahip çık!" yanımda aniden beliren sesin sahibi Mine'ydi. Ve kollarını açmış içeri yeni giren kalabalığı selamlıyordu. 

Göz ucuyla kuzulara baktım. Keyifleri oldukça yerindeydi. Bu gece bizim gecemiz olduğundan bazı şeyleri görmezden gelebiliriz diye düşündüm. O bazı şeylerin içinde Astrea kızın gelişini bile görmezden gelerek Kai kaçırma operasyonu yapan Kimbap'ta dahildi. 

"Madem eğlece başladı, müziğin sesi biraz daha açılsın " diye bağırdığımda kapıdan yeni yüzler giriyordu.



Buse ve Büşra ikilisi, Sevgili Günlük'ten Arya ve Meli (Anam 4. kızımız kayıp o nerelerde?) içeriye girdi, hemen peşlerinden de Demetgil ve Egosantrikrapsody (hışmımdan çekinerek olsa gerek) yanlarına Karanlık duyguların kızı winpohu'yu alıp gelmişlerdi. Gerçi Egosan ve Pohuşi'nin geçmişi çok daha eskilere gider ama neyse, öyle göründü bu gece bana :P

La Fea  yanında Pudra tozu ile ellerinde kocaman bir paketle içeri girdiler (: Canlarım benim, eli boş gelmeyen yegane hatunlar, gözlerimdeki yaşları kurulayıp yanlarına gittim. Sevgiyle kucakladım bu iki güzel kadını. Fea ters ters bakıp, "bunlar benim için şekerim, hiç sulanma" diyerek önümden kaldırıverdi paketi. Pudra Tozu biraz mahcup bir ifadeyle gelirken yolda uğradıkları mağazada Fea Hatunun yaptığı oje saldırısından büyük darbe aldıklarını ve ancak bu kadarıyla onu ikna edip buraya geldiklerini söyledi. 

Boynu bükük "Eğlenmeye devam edin" dedikten sonra Puda Tozunun bana verdiği yetkiye dayanarak Fea'ya "Oje'm Sürjem Maskara Oljem " büyüsü yaptım (:


150 yaşına basmış her cadının çılgın dönemlerinde sarıldığı oje sevdasından kurtulmanın en etkili yolu (: Artık Fea birkaç yüzyıl oje almaktan çekinecektir ^^ Bütün kozmetik firmalarından şimdiden özür diliyorum ^^ 

Neyse efendim,  nerede kalmıştık? Jgs'nin yaptığı pufların tüketilmek üzere olduğunu görünce istem dışı parmağımı uzattım o yöne. Konukların erken biten atıştırmalıklara laf etmesini istemem bilirsiniz ^^ Ben daha büyüyü yapamadan omzundan tutup yamacıma geliverdi fndk. "Napıyorsun lokumum, hani büyü yapmak yoktu?" Onu durdurmak için söylediğim her lafı itinayla bu gece gözüme sokacağı kesindi bu cadının :(   "Şeey" dedim "Kem küm..." 

-Boşuna oksijen tüketeceğine, en başında abla sözü dinleseydin bu hale düşmezdin cadıı! Sadece birkaç saat önce doğmanın ne kadar etkileyici olduğuna baksana, şaşırtıcı kıhkıhkıhkıh" 

Sinirlerimi parlatmayıda saniyeler içinde pamuk kıvamına getirmeyide çok iyi biliyordu bu cadı, O arkasını dönmüş uzaklaşırken; " Madem kuyruğuma bastın, sen kaşındın" diyerek Teuk'un askerlik süresine hafif bir ek yapıverdim.

Bir anda ışıklar kapandı... Tıktık Sesler yükseldiğinde bu fobimle dalga geçen biri olduğundan emindim ama yinede bu durum yanımdaki Yusuf Korosunu susturmaya yetmiyordu.Benden başka herkesin bu minik gösteriden etkilendiği ve oldukça yaratıcı bulduğu ortadaydı onların bilmediği bir şeyi bilen tek kişi bendim. "Bu olanlar kesinlikle benim bilgim dışında olmaya devam ediyordu"

Aman Tanrım! Bunca insanın önünde cadılığımla bir kariyer yapmışken tam da şu anda Karanlık fobimi kimseye çaktırmamam gerekiyordu. Tırnaklarım avuçlarımda yeni desenlere sebep olurken Dan'in yerde çırpınarak kendini yaratık yapmaya çalıştığından emindim. Şu fobi bedenimi kapladığında büyü yeteneğimi kaybettiğime inanamıyordum.  

Az sonra yanımda bir sıcaklık hissettim, fısıltıyla "Yanındayım Bahar, korkmana gerek yok" Oh, sonunda Sürmeli kuzum yamacıma gelip beni bu dertten kurtarmıştı. Elimden tutup beni kızların yanına götüreceğini söyledi. 

Uysal adımlarla onu izlerken aklıma gelen ilk soru "Annen nerede?" oldu. Önümdeki adımlar önce yavaşladı sonrada durdu. İlk kez başka birinin varlığını hissettiğimde artık çok geçti! 
Nihahaha! Eğlenceli bir post yazacaktım oysaki, Ama noldu, duramadım yine olaylar bu hale geldi (:  Yazıyı baştan sona okuyabilen masumlar varsa önce tebrik ederim ardından da kutlu olsun efenim Cadılar Bayramınız diyerek dipnotumu eklerim (: 

Başlattığım şu Mim'i ıskalayan zavallı blogger arkadaşlarım yırttık ki diye sevinebilirler amma öyle olmuyor be canlarım diyorum onlara (: Bu başlangıç yazısı sizler için çoook daha güzel fikirlerim olabilir :P  Nihahahaha!


Devam Post'unda görüşmek dileğiyle Cadılar ve İyi büyülerle kalın (:






OH YOON JOO

28 Ekim 2012 Pazar

Yau lung hei fung / Look for a Star

2009 yapımı Andy Lau ve Shu Qi'nin başrollerini paylaştığı bir film "Look For A Star"

Andrew Lau'nun yönetmenliğini yaptığı filmin konusu ise şöyle: 

Zengin bir adamı ile otelinde krupiyelik yapan güzel bir kızın zamanla gelişen aşk hikayesini anlatıyor. Para kazanmak için bir barda dans eden ve yarı zamanlı krupiyelik yapan Shu Qi sürekli karşılaştığı bu yakışıklı adamdan etkilenir. Adamsa kızın hayatına girdikçe gerçek mutluluğu keşfeder. Andrew ve yakın iki iş arkadaşının aşk hayatları üzerinden aşka eğlenceli anlamlar yüklüyor film. 
Derler ki; Mutluluk kristal bir topmuş. Gökten düşünce paramparça olmuş. Parçalar her yere dağılmış. İnsanlar parçaları toplamaya başlamış, kimi çok toplamış kimi az. Bütün parçaları bulan olmamış...

Madem bu mutluluğun hepsini alamayacağız kendi payımıza düşeni ıskalamadan mutlu olmaya bakalım mı?

Karşımızda ki kişinin nasıl göründüğü, ne ile etiketlendiği... Bize mutluluk getirebiliyorsa açalım kollarımızı ve payımıza düşeni yaşayalım düşünmeden
Filmde şöyle birde sahne var, belki çok basit sıradan görünüyor ama benim içimi cız ettirdi resmen kendimden geçtim. Kendime biraz yüklenmiş olduğum bir günün habercisi de olabilir ama bu sahne çok gerçekçi ve acıttı içimi.


Gerçek bir hikayeden yola çıkılarak senaryolaştırıldığı iddia edilen filmi izlemek isteyenler buyursunlar. Çerezlik güzel bir film ve ayrıca Andy Lau gibi bir oyuncu da sizlere eşlik ediyor film boyunca. Daha ne olsun (: 




OH YOON JOO

27 Ekim 2012 Cumartesi

Cadılar Bayramı Özel Tırnak Süslemeleri

Bende istiyorum İsyeeağn!

Sanat eseri kavramı çok farklı yerlerde gözümüze çarpmaya devam ediyor ve edecek bence de etmeli. Şu güzelliklere bir göz gezdirmeye ne dersiniz? 
 Yaklaşan cadılar Bayramı için şimdiden kekler, kurabiyeler bile süslenmişken tırnaklar süslenmeden olur mu? 

Turuncu ve siyahın hakim olduğu tırnaklara ben bayıldım şahsen ^^ 
 
 Kara kedili olsun baykuşlu olsun benim isyan etmeme sebep oldu (: Sizin en çok hoşunuza hangisi gitti?

 Gülen yüzünüz ve renkli tırnaklarınızla İyi Bayramlar canlarım ^^ Oje ile bunları yapabilecek eşiniz dostunuz bol olsun yakınlarınızda (:





OH YOON JOO
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...