26 Şubat 2013 Salı

Cadı Fısıltısı: Kod Adı 90'lar


Dizi film postu yazmamıza ara verme zamanı gelmiş artık. Kendime dair pek bir paylaşım yapmadım mim yazıları dışında kazanda. İlk başlama fikri aklıma düştüğünden beri hep kendi eğlenceli fikirlerimizi paylaşabileceğimiz bir alandı Bez Cadıları. Kızlara da bu şekilde anlatmıştım. 

Ebru "Maymun iştahın bakalım ne kadar götürecek bu uğraşı" dedi. Zeynep ise daha ılımlı bir yaklaşımla "Sen başla biz ucundan bir bakarız nasıl olsa bebişim" diyerek beni eğledi. Anlaşıldığı üzere Ebru bizim gerçekçi yanımız olarak görev yapar genelde,bir bakışıyla adamı öldürür ama neyse ki Cadılarına kıyamıyor (: 
Ha bu arada Ebru gerçekçi yanımız ise Zeynep ne oluyor? Zeynep tartışmasız kuşkucu yanımız. Biraz erken doğsa Septisizm ile anılırdı bence (: Geriye kalan bendeniz de bu kazanın hanım hanımcık kızı oluyorum.

Boş işler müdireliği, her şeye heves edip bir el atma, Maymun iştahlılık vesaire  benden soruluyor. Çok gereksiz biriyim de tatlı olduğum için kıyamıyor bu cadılar bana, bakımımı üstlendiler bir şekilde :D 

Hazır cadılar hakkında bilgi vermeye başlamışken ben bu 3'lünün kart görünen makneasıyım. (Benim Kyu'dan ne eksiğim var bende maknea olacağım işte hem evillık iş olaydı eğitime yanıma gelirdi o kerata )

Maknea dedim ya, heh işte o sizde bir gençlik imgesi uyandırabilmek için söylenmişti.  30 olduğumda ölürüm zaten dediğim yıllar çoook gerilerde artık, şimdilerde 30'lu yaşlar bir kadının en güzel yıllarıdır azizim sözünü savunuyorum ^^

90'larda çocukluğu geçen,ilk aşkını o yıllarda yaşayan hatta o aşkını bir güzel sudan gelinceye kadar döven, "Hmmm, Mamoru senden daha değerli bile olabilir, o yüzden şimdi kapa çeneni ve otur şunu izle" diye kendinden emin cümleler kurabilen, Anthony'den olmazdı zaten, Candır Terry diye ölünün arkasından laf edebilen biri bu kız. Ha sorarsanız Anthony öldü şimdi Candy ne yapacak diye ağıt yakmadık mı??? 

Şimdi gelelim Uzak Doğu'ya bağlamaya işi. Korkmayın 90'larda Kore dizisi izleyip kendimden geçiyordum demeyeceğim. Ama en azından yanlışlıkla da olsa bilmeyerek de olsa anime izleyerek büyüyen bir nesildik biz (:

Çizgi filmdeki adamları sevdik, öldü ya bu diyerek sızlanıp ağladık. Helva dağıtımına başlamadan gelen yeni çocuk psikolojimizi hemen düzeltti yoksa o yıllar çok sönük olarak kalacaktı bu nesil  :D

Olayı Kore'ye Uzak doğu'ya bağladım diyerek yeniden geçmişe savrulmak...

 Korkmayın çocukluk anılarımla sizi daha fazla sıkmayacağım ama bunları izlerken bir yandan da maruz kaldığımız Çılgın Bediş macerasından bahsetmeden geçemem.

Hala telefona "Alacum mükücüm" diyebilitem var, demek ki kemiklerime işlediyse (:  Heee Ne pis kaka şeyler izlemişsiniz diyenler olacak, hor görecekler olsun, biz Emrah ile büyüdük dokunmaz bize ehehehehe (Kopma belirtisi bak işte bu)

Çılgın Bediş Türk televizyonlarına uyarlanan nadir karikatürlerdendir. Bizim mangamız vardı da biz mi uyarlamasını izlemedik (: (Bak burada ezilmişlik belirtisi serpiştirildi azıcık cümleye) 


Neyse ki devamında gelen Sıdıka biraz daha açtı hayal dünyamızı. Çeyizine kendi yaptığı elektrikli battaniyeyi koyan Ev kızı gibisi var mıdır Sorarım size. Bu arada havada uçuşan tam güdümlü anne terliği candır <3

Karate sevgisi ile kardeşi üzerinde deney yapmaktan geri durmayan Samim nasıl bir tipti öyle. Hadi bir hatırlayalım 
Sıdıka'da Atilla Atalay'ın kitabından uyarlamadır misal. Bunca zaman sizi kandırdık biz kendi aramızda gizli gizli izleyip eğlendik bunlarda bizim mangalardan uyarlamaydı hep.

Sıdıka'ya yanık Kenar gibi delikanlı çıktı mı onca anime onca manga gördünüz. Hangisi şöyle içli seslendi sevdiceğine;

- Niye öyle boş boş bakıyorsun Sıdıka. Tanımadın galiba, ben Kenar. Gerçi tanımamakta haklısın, mevsim gereği bi miktar bronzlaştım. Fakat görüyorum ki sen hiç yanmamışsın. Yanmanı isterdim. 

- Hiii... Aman Allahım deniz Kenar? Anneme uyup Marmara Denizi'nin ölüsüne girmeye gelirken, koli basilinden elma eşeleğine, hatta katil yosuna kadar her türlü çöp ve pislikle karşılaşmayı göze almıştım ama sen hesapta yoktun Kenar.

- Ben ise seni böyle mayolar içinde görüceğimi rüyamda görsem inanmazdım Sıdıka. Bir rüyasın değil mi? Ya da bir nesin Sıdıka? Ben senin için neyim? 

- Şu kadarını söyliyim Kenar; sahilde babam ve abim var, ikisi senin için bir kabus olabilir. Ayrıyetten tek başıma da şuracıkta seni boğabilecek teknolojiye sahibim. 

- İyi de Sıdıkam ben zaten boğuk durumdayım. Seni gördüğüm dakikada nefessiz kaldım. Biliyorum, ben senin için gönül eğlendirdiğin bir oyuncağım adeta. Bu durumda benimle oynayabilirsin Sıdıka. Tamam, var gönlünü eğlendir. Deve güreşi yapmak ister misin? 

- Git başımdan Kenar yaa. Koca denizi dar etme insana. Zaten şurada kırk yılda bir suya girip ferahlıycam. Hadi, olay büyümesin. Ben senin söylediklerini duymamış olayım, hatta sen olmamış ol.

- Tamam Sıdıka, gideceğim bu hüzün denizinden, beni intihara sürükleyen bu kahrolası maviden. Yalnız senden ufak bir ricam var, şunca zamandır seni seven Kenar'ın "elveda" demeden önceki son arzusu olarak kabul et; suyun altında bacaklarını açar mısın, arasından geçip gideyim.

 - Çaktırmadan arkana bak Kenar. Sahilde elini alnına siper etmiş düşman denizaltısı gözetler gibi buraya doğru bakan mavi basma elbiseli kadın benim annem oluyo. Ve seni fark edip alarma geçmesine üç saniye var. İnan bana Pörharbır'dan sonra tarihin göreceği en kanlı deniz muharebesi başlamak üzere. 

- Başlasın Sıdıka, ben zaten Pörharbır olmuş bi insanım. Bu arada tüy diplerin pürtük pürtük oldu, zannedersem üşüdün ama sana nasıl yakıştı anlatamam... Kötü bir niyetim yok Sıdıka, sadece üşümeni beğendim "pürtük" dedim diye yanlış anlama lütfen.... Sıdıka? 

Anime dedim manga dedim finali Sıdıka ile yaptım. Benden kişisel yazı gelmeme nedenini görenlere selam olsun ^^





Ekleme var :)

Canım Cadım, şimdi ne desem bilemedim konuya giriş kısmın takibinde ki gelişme ve nihayete erdirme kısımlarını anlayamadım ben ya o nasıl bağlama olmuş birbirine konuları :)
Ayrıca Hâlâ dediğimin arkasındayım ben :P
Bediş kısmına gelince nasıl ve neler neler izlemişiz biz vakti zamanında ki Sıdıkay’ı tek geçtiğimi ve kendimi tip ve o zamanlar evde ev kızı olduğumdan mı nedir bilinmez ama  kendime çok benzettirdim sanırım annemin telkinleri sonucunda da  öyle olduğunu sandığım kişilikti. Kısacası hayranıyımdır.

    90’larda gençtik ben bir onu hatırlıyorum da bir dakika konu neydi?  90 lar mıydı? :)
Dizilerini bilmemde ben şarkılarını hatırlarım severim o zamanların, lisede bağıra çağıra defalarca söylediğimiz Ali desidero  mesela,


Sonralarında Mustafa Sandal’dan  Araba ,Yaşar dan muhtelif eserler filan derinlere giremeye gerek yok aslında :) 
Kısacası Sevgili Cadım Baharım bu yorgun  ve bitap düşmüş halde burda ne işim var ve dahası ben neler yazdım der ve giderim . 


OH YOON JOO

24 Şubat 2013 Pazar

Son Dönem Kpop Keşifleri

not:baştan açıklayalım..keşif dedim başlıkta ama bu parçaları daha önceden siz izlemiş yada dinlemiş olabilirsiniz.sadece ben yeni keşfettim o kadar.. :)

Son zamanlarımın favorisi..Klip çok eğlenceli,sözler komik..Sevdim bunu..Dinlemesem bile kafamda dönüp durduğundan her daim dinleme olanağına sahibim sanki.. :D
Ders çalışırken baya zorladığını söylemeliyim ama..
Gerçi geçtiğimiz günlerde klipteki turuncu saçlı grup üyesi hayatını kaybetti mide kanserinden..
Evleneli daha 1 sene olmuş ve 1-2 aylık kızı varmış çok üzüldüm.. :(



Replay 1997 dizisindeki favori bebişim..Ses güzel şarkı fena diil..şu araya rap olayını karıştırmasalar daha iyi olurmuş sanki..Niye her şarkıda rap yapma ihtiyacı duyuyo bu koreliler hiç anlamıyorum doğrusu..


Seoul fm'de dinlerken keşfettiğim ilk şarkı..Baya bi müziğini dinledim ama videosunu izlemek yeni aklıma geldi ama çok şaşkınım.Grup üyelerinin dans etmediği tek kpop videosu bu.Her grubun mutlaka dans ettiğini sanıyodum en azından salınmak şeklinde de olsa mutlaka yapıyolardı ama bunda hiçbişi yok.Dans korelilerin yaşamsal kaynağı diye düşünmüştüm hep.. :D


Seoul fm'de dinlerken sevdiğim ikinci şarkı..Sert görünümlü ama bi o kadarda seksi ve arada sevimli olmaya çalışan kızların şarkısı diyebiliriz..
Arada geçen aaaoo 'lu kısım sayesinde bu şarkıyı çok sevdiğimi söylemeden geçemiycim..


Kuzularımm...Super Junior m'in Break Down albümünden ''Go'' adlı parça..
Kareografi süper,şarkı bol dımtıslı ve bu performans 720p'den aşağı izlenmemeli..




Müdahale etmeden duramadım bu yazıya sağ olsun. Cadıcımda bana sopasını gösterip "Yaz tamam, yeter ki sus" dedi. 
 Benim paylaşacağım videoyu Astrea ve Mikal'in " Hadi bana bir ballad yollayın ama böyle solisti erkek olsun, yürek parçalasın" twitinden sonra videolar arası salınırken bulduk.Astrea kızın yolladığını tahmin ettiğim klipte güzelliğiyle salınan başrol oldukça dumur etkisi yarattı başlarda. Devamında ise şarkıya bağlanıp kaldım ben.

Tarz olarak mı yoksa sese mi bağlandım hala çözemedim ama başındaki o laylayloma eşlik etmek için delirdiğim anlar olduğunu itiraf etmeliyim. 

Şarkıyı Chu Ga Yeol seslendiriyor. SM etiketi altında çıktığından klibi biraz ses getirsin diye düşünülmüş ve çekilmiş. Aslında güvendikleri şarkıya 2 klip çekerek duyulacak bir olumsuz tepkide ilkine dönmeyi amaçlamış bile olabilirler. (Ne tepkisi yaa? Adamların alışık olduğu bir durum değil sanki :D Kendimle çelişmeye devam ediyorum.) 
Şarkıyı sevip sevmemek zevk meselesi elbette ama klipte oynayan arkadaşı görünce bakalım tepkileriniz ne olacak?? (Tam burada Mikal'a söylediğim çocuğun kariyeriyle oynamayalım sözü vicdanımı hırpalıyor işte) 


Klipte güzelliğiyle kuğu gibi süzülen arkadaş "Flower Boy Next Door" dizisinden yakışıklı komşumuz Kim Ji Hoon . Neyse bu Koreli adamların neden bu kadar güzel olduklarını araştırması için bilim adamlarını azıcık fişekleyeyim. Nedir yani, atomu parçalayana kadar şunlardan klonlayıp 3 5 dağıtsanız buralara (: Çok konuştuğum için tek bir şarkı yeter benden siz, İyi dinlemeler efenim ^^

21 Şubat 2013 Perşembe

School 2013 / Hakgyo 5

School 2013
Yıl olmuş 2013 siz hala okul draması peşindesiniz! Cıkcıkcık (: KBS kanalının gururla sunduğu School 2013 dizisi serinin 5. parçası. Bundan önceki 4 sezon rakamla ifade edilirken bu seri yılını da adına alarak gelmiş ekranlara. 

Başrollerinde Jang Nara, Daniel Choi, Jong Suk Lee ve Kim Woo  Bin'in oynadıkları dizi, gündelik lise hayatını konu alıyor. Lise hayatlarının bir geçiş durumu olduğunu idrak etmiş ve hayallerindeki üniversite için çırpınan grubun yanında laf olsun diye okula gelende bir grup vardır . Dizi bu iki grubun aynı sınıfta buluştuğu günleri ele alır.
School 2013
Go Nam Soon evde aç kalmamak için geldiği okuldaki sırasında uyuyarak geçirir zamanlarını, okul dışında kalan zamanlarda ise değişik işlerde çalışarak eve para götürür. Baş belası bir babası vardır ama bu onun için sıradanlaşmış bir meseledir artık. 

Okulda peşini bırakmayan baş belası Jung Ho'nun her türlü işkencevari davranışlarına göz yumar. Sessiz ve sakin bir mezuniyetten sonra hayatta var ile yok arasında yaşamaktan başka gayesi yoktur. 

School 2013Hayatında bir şeylerin değişmeye başladığı günlerde okul iki yeni yüzle tanışır. Birisi özel bir dershanede üniversiteye hazırlanan gençlere soru çözmenin mantığı buysa gerisi teferruattır diyen öğretmen Kang Se-Chan diğeri daha ilk göründüğü anda işte şimdi heyecan başlıyor dedirten Park Heung Soo.

Hikayemiz Heung Soo ve Nam Soon arasındaki geçmişi araştırırken okulda yaşayan çocukların yaşadıkları zorlukları ve baskıları göz önüne sermeyi hedefler. Kazanılmak zorunda olan üniversitenin baskını, ailelerin çocuklara destek oluyorum derken aslında onları soktukları durum...
School 2013
Kore'de yeni konulan yasaların öğrenciye uygulanan şiddeti engellemesine ilginç bir şekilde tepki gösteriliyor ayrıca. Çocukların dövülmeden adam olmadığına inanılan garip bir ülke. Azıcık bizi örnek alsalar ya! 

Sıradan bir okul dizisinin yeniden çevrimiyle sözde! öğrenci psikolojisine inildiği ve onlara önem verildiğini anlatmak için yayınlanan School 2013 bence "İşe yaramaz bir adamsan ilgilenilirsin yoksa sıradan biri olarak kendi yolunu bulmalısın" sözüne daha yakın duruyor.Sorunlu öğrenciler yüzünden uykusuz kalan öğretmenlerin diğer öğrencilere gülümsediği bile olmadı. Saçma düzenin saçma oyunları. 
School 2013
Anlayacağınız üzere diziyi hiç ama hiç sevmedim ben (: Oyuncu kadrosuna söz edeni vururum orası ayrı ama az biraz sıkıcı olduğunu herkesin kabul etmesi gerektiğini düşünüyorum. Özellikle Jang Na Ra'nın dizide öğretmen olarak komedi eksik kalmasın diye kullanılması da söz konusu olabilir. Oyunculuğuna bir şey diyemem ama hayatımda gördüğüm en Öğretmen olmayan öğretmen olarak ekrandaydı. Hele karşısında ki Daniel Choi rolünde ufak detaylar ile şahaneler yaratırken...
School 2013
Dizide ayrıca Nam Soon karakterine can veren Jong Suk ve Heung Soo ile şahaneler yaratan Woo Bin arasında oluşan enerjiyi izlemeye doyum olmadı. Dizinin bu ikili etrafında dolaşması dizide Boys Love durumunu ele alacak izlenimi yaratsa da Aşktan da öte bir dostluk diyerek izleyiciye siz anladınız onu dediler. 

Dizi 10. bölümün tamamlanmasıyla bende bitti. Daha fazla izlemeye tahammül edemedim ancak özel bölümü izlediğimde keşke bu sıcaklığı dizide de görebilseydik, bıraksalar doğaçlama olsaydı o bölümler düşüncesi uyandırdı. 
School 2013

Evet şimdi gelelim mutlaka izlenmeli köşesine (: Dizinin özel bölümü oyuncuların lise notlarını önümüze sererken aslında ne hayal ettikleri ve buna ulaşmak için aldıkları yoluda gösteriyor. Misal izlediğimden anladığım Jong Suk'un aslında nasılda maymun iştahlı bir çocuk olduğu, "Yarın bu sektörü bırakıp astronot olacağım, uzayda bu güzellikten nasiplensin" derse şaşırmam. O derece u dönüşlü bir hayal dünyası var. 

Woo Bin sabit, hedefinden sapmadan ilerlemiş biri. Üstelik öğretmeniyle olan ilişkisi de çok hoştu. Yıllar sonra arayan öğretmeninin telefonunu açmadığında öğretmeninden gelen "Çok üzüldüm oğlum yeaa, niye açmıyorsun ki!" mesajına anında arama yaparak geri dönen ve kızlarının karşısında bir babanın duruşunu eskisinden çok daha yukarılara taşıyan biri. 

Bu arada özel bölümde ki sunucunun ısrarla "Ne güzel bir çift oldunuz siz öyle. Normalde de çıkıyor olabilir misiniz?" sorularını Woo Bin'in çevik ve soğukkanlı halleriyle ustaca bertaraf etmesine bayıldım ^^ Gerisini de siz izleyin
School 2013
Ve son olarak;


School serisi ayrıca birçok ünlüyü de sektöre hediye eden bir okul görevi görür. Serinin ilk çalışması Choi Kang Hee, Jang Hyuk, Kim Kyu Ri, Yang Dong Geun 2. serisi Ha Ji Won, Lee Dong Wook, Kim Rae Won Jo Jae Hyun ,  Ki Tae Young  3. sezonda Jo In Sung 4'te Im Soo Jung'u katmıştır piyasaya. Hangi sezonda olduğunu bulamasam da Gong Yoo'da bu serilerde parlamış bir yıldız (: 


Diziyi birlikte izlediğim Astrea kızdan okuyun bir de. Onun diziye dair farklı diyeceği 3 5 şey var tıktık



OH YOON JOO

İşte Yeni Volvo V40'lar Hangisi Sensin?

Volvo’nun yeni yıldızları ile tanış. Yaratıcılığın en özgür hali olan bu otomobilleri keşfetmelisin çünkü onların ilham kaynağı sensin.

YENİ VOLVO V40

Yeni Volvo V40, lüksün ve zekanın kusursuz bileşimi. Sınıfının en düşük yakıt tüketimi ve CO2 atığı seviyesi ile de kusursuz bir çevreci. Dünyada bir ilk olan ve Yeni Volvo V40’ta opsiyonel olarak sunulan Yaya Hava Yastığı ise yayaların yaralanma riskini önemli ölçüde azaltıyor.
YENİ VOLVO V40 CROSS COUNTRY

Üstün performansı ve göz alıcı tasarımı ile keşfedeceğin yerler kadar heyecan verici. Şehirden uzaklaşmak istediğinde seni, sevdiklerini ve eşyalarını en sevdiğin maceraya ulaştırma yeteneğine sahip.
YENİ VOLVO V40 R-DESIGN

Benzersiz iç ve dış tasarımı, opsiyonel spor şasisi ve güçlü motor ailesi ile Yeni Volvo V40 R-Design farklı doğanların otomobili. Kişisel zevklerine göre özelleştirebileceğin ayrıntıları ile elde edeceğin aidiyet hissi, bu otomobilin sunduğu en değerli duygu.

Bir bumads advertorial içeriğidir. OH YOON JOO

19 Şubat 2013 Salı

Lovesick

Lovesick
Bu aralar Uzak Doğu'nun farklı güzel ülkelerinde soluk aldığım doğrudur hakim  bey. Olmamış, cık yapamamışlar, olmuş ama sanki şusu busu eksik diye anlattığım film ve dizileri görmezden gelin ve işte olmuş bu çok eğlenceli diyebildiğim bir film ile karşınızdayım.
Lovesick
Lovesick oldukça eğlenceli bir "Aşk'a karşı ayak direme " hikayesi. Hayallerinin adamını mutluluğunun zirvesinde pop camiasına kaptıran güzel kızımız Ariel Lin'in hayattan soğuma, umursamama, yataklara kapanma sürecinin sonu boşanmış teyzelerden kurulu olan bir grup olur.

Teyzeler bilmem kaçıncı kocadan sonra bu grupta yerlerini aldıklarında ortaya Aşk'ın zararlarından kurtulmak için 3 5 kural koyarlar kendince. Bu listedeki sıraya uygun ilerleyen biri ASLA aşka yenilmez ve hatta gerekirse çelmesinide çok şık atar.
Lovesick
Aşk fobisi yaşayan kızımız görünümünü değiştirip yeniden hayata döndüğünde etrafında dolanan onlarca erkeği bertaraf eder ve hayatına mutlu mesut devam eder. Kendi aşk hayatını kurtardığı yetmiyormuş gibi yakın arkadaşını bu konuda saf görüp onun da hayatında bir kaza olmasını önlemeye çalışırken dedesinin hastanesinde gönüllü olarak çalışmaya başlar.
Lovesick
Etrafta insanlara kahkaha attırarak terapi ile iyileşmelerini sağlayan kızımızın karşısına beyaz önlüklü prens çıkıverir. Yakışıklı doktorumuz mükemmel erkek için gerekli özelliklerden kurulu iken Ariel kızımızın yapması gereken tek şey başta kendisi olmak üzere karşısındaki adamın aslında defolu bir mal olduğunu göstermek.

Defoları görebilmek için elindeki malzemeye ne kadar yaklaşması gerektiğini sonradan fark eden kızımız yeniden Aşk'ın ellerine düşecek midir?
Lovesick
Bu arada yakışıklı doktorumuz rolündeki Bo Lin Chen mimikleri ve tavırlarıyla bana Gong Yoo beyleri hatırlattı. 



OH YOON JOO

18 Şubat 2013 Pazartesi

Yak Rak Goh Rak Loie / Yes Or No

Yes Or NoYes Or No

Yes or No filmi 2010 yılında çekilmiş bir romantik komedi. Diğer filmlerden onu ayıran özelliği ise Tayland yapımı filmin lezbiyen bir ilişkiyi anlatıyor olması. Gerçi karakterlerden Kim olan arkadaşımızın erkek olup olmadığına dair büyük geyikler çoktan başını alıp gitmiş olsa da acı gerçek cidden bir hatun olması.

Filmin konusuna gelirsek Pie (Sucharat Manaying) kendi aleminde takılan bir kolej öğrencisidir. Hayatında her şey yolunda görünür, hatta diğer kızların imrenerek baktığı bir de nişanlısı vardır. Odasına yeni bir öğrenci yerleştirilmesiyle  şaşkına döner zira yeni öğrenci oldukça yakışıklı bir erkektir.
Yes Or NoYes Or No
Heyecana mahal yok, her zaman ki gibi yine erkek görünüşlü bir kız durumu söz konusudur ve Pi yeni oda arkadaşından pek haz etmez. Ayrılan odalar ve yollar kısa zamanda ikilinin birbirlerini tanımaları ve sıcak bir arkadaşlık kurmalarıyla sonuçlanır. 

Kurulan bu arkadaşlık ikilinin iyice yakınlaşmasına neden olurken Kim kalbini kızımıza kaptırıverir, masum Pi ise olayları anlama ve karar vermek zorundadır. Kim'in sunduğu yeni ve garip dünyaya girme cevabı ne olacaktır? Evet mi hayır mı? 
Yes Or No
 Yes Or No
Aşkın başka bir boyutunu ele alan film Tayland'da oldukça sevilmiş olacak ki 2.si çekilmiş. Ülkenin bu konuya bakışını farklı çevrelerden göstererek insanların Aşka verdikleri anlamları da görebileceğiniz filmde kızına "Aslanım benim yürü be!" diye tepki veren babayı da "Yolarım kız o saçı başı" diyen anneyi de bulacaksınız. 

Kısacası insanoğlu her zaman her yerde her şeye karışmaya ve kendinden herkesi suçlayıp karalamaya devam ediyor.
Yes Or NoYes Or No
 Neyse efendim filmin en kötü yanı oyunculuklar (: Maalesef yakışıklı bu kız bunu alalım diye mi oldu yoksa genel bir özellik mi ama filmde oyunculuk namına bir şey yok. E konusu iyiymiş diyorsanız izleyebilirsiniz.

Son olarak Kim o kadar erkek görünüyor ki Sıradan bir romantik komedi diye istediğinize yutturabilirsiniz hehehehe Zaten sevimli sınırlarda takılmış bir yapım Yes or No 





OH YOON JOO

17 Şubat 2013 Pazar

Trt'den Yeni Bir Kore Dizisi Daha...


2011 yapımı Warrior Baek Dong Soo dizisi bundan sonra her hafta Pazar günü saat 11.45'te '' Savaşçı '' adıyla yayında TRT 1 ekranlarında olucak..Toplamda 29 bölüm olan ve şimdiye kadar 2 bölümü yayınlanan tarihi dizinin kadrosunda Ji Chang-wook ,Yoo Seung-ho gibi oyuncuların yanısıra çok ünlü oyuncular da yer alıyor..

  
  


Konusu ise:

'' 1700'lü yıllarda, Joseon döneminde, kralığın koruyuculuğunu yapan bir ailenin, çeşitli entrikalarla hain ilan edilmesinin ardından, bu ailenin tümünün yok edilmesi emri verilir. Aileden sadece yeni doğan bir çocuk kurtulur. Bu çocuğun adı Baek Dong Soo'dur. Dong soo'nun kurtulmasına babasının üç kader arkadaşı yardımcı olur. Bunlardan en önemlisi Kılıç Azizi lakaplı Kim Gwang Taek'dir. Kılıç azizi çocuğun idamını önlemek için bir kolunu feda eder. Çocuğa bakmak için yanına alır fakat daha sonra çocuğu kaybeder.

Ama çocuk Kılıç Azizinin diğer arkadaşı olan Huk Sa Mo' ya getirilir. Bundan sonra Sa Mo çocuğu büyütür. O dönemde efsanevi Kuzey Seferi Savaş Kitabı olarak bilinen ve bölgenin gizli yeraltı yollarının haritalarını barındırdı düşünülen kitap , büyük bir önem arzetmektedir. Bu kitabın peşinde olan iyi ve kötü insanlar bulunmaktadır. Veliaht Prens Sa Do ise bunların iyi olan tarafındadır. Prens Sa Do'nun kitabı elde etmesi ve aynı zamanda hayatta kalmasını sağlamak için, özel savaşçılar yetiştirilmek üzere kurulan Savaşçı kampında, çocukluktan itibaren yetiştirilen genç savaşçılar vardır. Baek Dong Soo ise bu kampta yetişen savaşçılardan biridir. 

Baek Dong Soo'nun en iyi arkadaşı ve aynı zamanda babasının yakın arkadaşlarından birinin oğlu olan Yeo Wun ise savaşçı kampında onlarla birlikte yetişmiş olmasına rağmen, Veliaht Prensin düşmanları olan bir suikast Grubunun lideri Chuna'da bağlılık yemini etmiştir. Artık bu ikili Kitabı ve veliaht prensi korumakla yükümlüdürler. 
Kılıç Azizi Gwank Taek ve en az kılıç azizi kadar usta olan Chun ise, geçmişte aralarına bir kadın girmiş olmasından dolayı ezeli düşmanlardır. ''




16 Şubat 2013 Cumartesi

Yôkai ningen Bem

Japonların uçuk kaçık hayal dünyasına misafir olmaya hazır mısınız?

Yôkai ningen Bem dizisi insan olmak için yollara düşen canavarların hikayesini anlatırken hiç umulmadık sorularla sizi sizden almaya geliyor. 

Bem, Bera ve Bero aynı hücrenin bölünmesiyle oluşmuş 3 garip yaratıktır. İnsansı görünüşleri yanında duygularına hükmedemedikleri anda canavara dönüşen ucubelerdir. Bir bilim adamı tarafından "Yapay insan " olarak tasarlanmış ancak başarısız deneyin sonucu olarak hayatta kalmışlardır. 
  
Doğdukları günden beri ne için var olduklarını arayan bu 3 varlık insanlara yardım ederek yaratıcılarının izini sürerler. Tek amaçları vardır yarım kalan işi düzeltip insan olarak yaşamaya devam etmek. Bem elindeki asa yardımıyla çok uzakta olan olayları görüp duyabilirken Bera keskin gözlere hakimdir. Sevimli velet Bero ise köpek burnu sayesinde iz sürer. 

Bem ve Bera farklı cinsiyette, Bero ise çocuk görünümünde olduğu için insanların içinde aile olarak saklanan bu üç varlık arkadaşlık, dost ve aşk duygularını aramaya başlarlar.
Bero'nun çocuksu ruhu onu Yui ile yakınlaştırırken kızın dedektif babası ile arkadaşlık ve güven duygusunu tanımaya başlarlar. 

Peki bu 3 varlık insan olabilecekler midir?


Başrollerinde Kamenashi KazuyaAnneSuzuki Fuku ve Kitamura Kazuki'nin oynadığı dizi 10 bölümden oluşuyor ayrıca birde filmi var. 10 bölümün çevirileri Mirune ve Janoomma tarafından yapıldı.

Fantastik bilim kurgunun içine biraz polisiye koyup biraz da hayatı sorgulayalım diyerek konudan konu seçmişler canlarım benim. Ortaya çıkan sonuç mükemmele yakın olmuş. 

 Her bölüm yeni bir suçlunun peşinde sürüklenen hikayenin sürükleyici kısmı hiç durmuyor, sıkılmadan yeni bölüm peşine düşüyorsunuz. (Japon dizilerini özlemiş olmamda etkili olabilir) 

Ayrıca çocuk oyuncumuz Suzuki Fuku mükemmel bir şey. Çocuk isteği yapsın diye kullanıyor olabilir Japon hükumeti bu bebeyi. O kadar şeker ve ye beni ki! 
Görünüş ne olduğunu anlamamızı sağlamaz aksine bizi yanlış yönlendirir genelde. Karşındakinin ne olduğunu anlamak için öncelikle içini görmen gerekir.

İster insan olmak için çırpınan Pinokyo diye düşünün siz bu üç varlığı ister kalbinin sıcaklığıyla bütün o çirkin görüntüsüne rağmen yürek parçalayan Çirkin. 
 
 Masalsı karakterler eşliğinde hem insanlığı hem düşünce yapısını masaya yatırdık bir kere. Keyifli seyirler şimdiden hepinize ;)





OH YOON JOO
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...