28 Mart 2013 Perşembe

Zeus Kore Topraklarına Da Uğradı Mı ?

Mitoloji ile aranız nasıldır? Ben severek ve dünyadaki birçok güzelliğe o gözle bakmamı sağladığı için eğlenceli bulurum her zaman. Şimdi sizlere de biraz mitoloji hadi o olmadı bu tanrının bizlere miraslarını sevdirmeye çalışacağım.

Zeus çoğunluğun sandığının aksine ilk tanrı değildir Yunan mitolojisinde, babası Kronos vardır öncesinde.(detay için tıktık) İsminden anlaşıldığı üzere zamana hükmeder. Kudretli babasını diğer tanrıların yardımıyla yer altına hapseden Zeus Tanrıların kralı olmayı başarır.

Ona dair hayal meyal hatırlanan görsellerde genelde elinde şimşekler vardır. Kendisi Gökyüzünün ve şimşeğin Tanrısıdır evet ama Mitoloji magazin haberlerinden asla eksik olmayan çılgın bir çapkın olmasıylada bilinir. 

Okuldayken hocamın anlattığı aşk öykülerinde bazen bir kuğu bazen bir boğa olan bu çapkın tanrı sıkıldığında Üniversite hocamında dediği gibi "Bir gün yine elini alnına koyup uzaklardaki güzel kadınları görmeye çalışmış. Gözleri o kadar uzaklara ulaşmış ki taa Kore topraklarında, yeni yeni keşfedilmiş estetiğin mucidi olan ahjushinin kliniğinden çıkan hatunlardan birine aşık olmuş."

Bir hışımla ayaklanıp yollara düşmüş,bakmış yol çekilecek gibi değil en kızılından bir ejderhaya dönüşüp havalanmış. Masmavi gökyüzünde süzülürken Jeju adasında balık tutan kadınlardan birine vurulmuş. Onca yolu teptiği kadını unutup bu kadının gönlünü almak için yeniden şekil değiştirmiş. Yunus balığına dönüşüp oracıkta kendisini sevdirmeyi başarmış. 
Burada ki güzel kadından balık gibi yüzebilen, görüntüleriyle gözlere şenlik Duş Tanrıları doğmuş. Bu Tanrıların özellikleri buldukları her fırsatta bir duş sahnesiyle ortaya çıkıp izleyenleri keyiflendirerek mutlu etmeleriymiş. 

Yeniden yollara düşmüş Zeus  kiraz ağaçları arasında gezinirken sakura yaprakları altında bir kadını fark edip yaklaşmış.Kadının duru güzelliği yine kendinden almış bizim çapkını. Gönlünü nasıl çalarım diye düşünürken kadının taşıdığı müzik aletini görüp heyecanlanmış.  Kadının yardımına koşup aleti evine kadar taşıyan kibar bir asilzade oluvermiş bir anda. Bu birliktelikten Ballad Tanrıları doğmuş.

 Ballad Tanrıları el ele verip geliyor huzurlarınıza. 
Suju'dan Ryeo ve Kyu (Yesung nerelerdesin sen ama gözler ve kulaklar seni aradı) SG Wannabe ve son olarak Shinee'den Onew ile Jonghyun bir araya gelir birde  My Everything seslendirirse nolur? Oyyy Oy!!

Bizim çapkın dur durak bilecek biri değil elbette. Sonunda güzelliği ile aklını çelen kadına yaklaşmış sonunda. Kadının ilgisini çekebilmek için güzelliğin adı afrodit olmuş. Kadının ilgisini çektikten sonra da bu güzelliğe sahip olmasına rağmen erkek olduğunu kendisi gibi bir güzel bulmak için dünyayı gezdiğini anlatmış. Anlattıklarından ve güzelliğinden etkilenen kadından olan çocukları da Afrodit'in Kore şubesi olmuşlar. 

Zeus gönül maceralarında sınır tanımadan dolaşıp ortalığa minik tanrıcıklar bırakmaya devam etmiş.O, dolaşırken biricik zevcesi "Yeter ulan, avrupa'yı fethettiğin yetmiyor muydu zampara? " diye kadın programlarında söylenmeye başlamış haliyle. Olaya dahil olan görgü tanıklarının da abartılı hikayelerine daha fazla dayanamadığından mecburen olaya Poseidon el atmak zorunda kalmış.

"Okyanusların Tanrısı olarak yıllarca şu kıyılara bereket verdim bir kere de bu güzel kadınlara işkillenmedim ne namıssız çıktın Zeus abiğ" diye elinden tutup denizler üstünde 20.000 fersah yol alıp Olimposa varmışlar. Zeus un dönşünü kurban keserek kutlayan Hera bacı yollarına güller döktürmüş kocasının ama bir de ne görsün. Beyinin aklı hala allahın çekik gözlü sarı benizli hatunlarında. "Sen dur seeeen. Analarına birey yapamasam da senin çocuklarına edeceğimi bilirim ben" diye tıslayarak yanına çağırmış Medusa zillisini. 

Poseidon'un son gözdesi olan Medusa madem beyim uygun gördü hemen gidip Zeus emminin pisliğini temizleyeyip geleyim Asya diyarından diyerek yollara düşmüş. Ancak dalga dalga yayılmış olan güzellikleri görünce kalbi dayanamamış bu yeni tanrılara. 

İçinde bir sevgi kanatlanıp konmuş çocukların yanaklarına. " Çok duygulandım ya beeen" diyerek gözyaşlarına boğulmuş ve Hermes'in yardımını istemiş. Haberleşme tanrısı olan Hermes "Ay canım ya, artık devir değişti uğraşma sen bu şapşiklerle. Bak şimdi şuraya bir nöbetçi kondururuz bunların başına e bir de lanet okuruz üstüne. Teee bizim oralardan izleriz ne oluyor ne bitiyor." diyerek geri çekilmiş.
Medusa "Kıyılmazdı zaten bunlara" diyerek içli bir lanet okuduktan sonra ortaya çıkan siyah adamın kulağına eğildi.  Bundan sonra hem gözüm hem kulağım olasın, Sm etiketi altında bu çocuklara işkence yapasın" dedi.
Sevgilisi 
Poseidon un yolladığı yunuslarla yeniden akdenize ulaştığında duygu dolu anların nedenini öğrendi. Bir süre sonra Poseidon dan hamile olduğu ortaya çıkan Medusa, Poseidon'un ex aşkitosu Athena tarafından lanetlenip yılan saçlı bir kadına dönüştürüldü.

Artık yüzünü görenlerin taş olduğu bir lanetliye dönüşen
Medusa "Başlarım böyle aşkın ızdırabına " diyerek kendisine en teknolojiğinden bir oda kurup sanal alemden Zeus'un bebelerinin peşinde dolaşmaya başladı.Onların ortaya çıkan her skandalında yeniden insan olacağı ve Hera'nın desteğini arkasına alacağı inancıyla yaşamaya başladı.

Gelecek bölümde Tanrıların Kore'de ki yolculuğuna devam edeceğim. Mitolojik dedikodu dolu bu yolculuğun ilk adımı için ne düşünüyorsunuz bakalım???   





OH YOON JOO

Sector 7

Sector 7
Jeju adası güneyinde bulunan bir petrol sondaj platformunda özel bir ekip araştırma yapıyordur. Ekoloji uzmanı ve doktorunda dahil olduğu kalabalık ekip düzenli testlerle çıkarılan sonuçları analiz ederek petrole ulaşmaya çalışıyorlardır.

Ekibin başında olan yeni atanan kaptan umudunu yitirmiş geri dönmeleri gerektiğini söylediğinde babası da aynı uğurda çalışmış olan  Hae-Joon (Ha Ji-Won) şiddetle karşı çıkar. Orada tonlarca petrol olduğundan emin olduğunu ve kendilerini bekleyen bu mücevheri denizin altından çıkarmadan gitmeyeceğini söyler.
Sector 7Sector 7

 Ekibin bir kısmı ailelerinin yanına giderken eskidende bu bölümde görev yapan Jung-Man (Ahn Sung-Ki) mürettebata katılır.Platformun çekilme işini denetleyecek olan Jung-Man son bir sondaj yürütme isteğinde bulunur.

Yapılan hazırlıklar sonrası su altına dalan Hae-Joon ve genç mürettebat platform ile ilgilenirken, bir anlık dalgınlık sonrası ilk dalışını yapan mürettebatın bağlı olduğu halat kayar. Acı bir şekilde arkadaşlarını yitiren ekip yeniden toparlanmaya çalışırken huzursuz bir ortam oluşmuştur. Peş peşe ekip içinde ölümlerin gelmesiyle ekip iyice gerginleşir. 

Hayatları tehlikedeyken ekip ruhunu koruyabilecekler midir? 

Sector 7Sector 7
Yaratık filmleri hayatımda zevk aldığım yapımlar olmadı hiçbir zaman. Bu filmde Ha Ji won var yanına da en gamzeli yakışıklısından Oh Ji Ho koymuşlar e kadroda çok kıyak diye izlenebilir diye düşünmemek olmazdı. 

Oturup yaratıklı film macerama başladım ve beklediğim gibi sevmedim. Ji Won unninin sevmediğim tek filmi olarak kayıtlarda dursun şimdilik. Umarım yanına yenileri eklenmez.

Ayrıca filme farklı bir gözle baksam istersek;
Sector 7
Sector 7 filmi biraz da Kore halkının "yaratıklı film çektik ki biz" lafına aldanıp sinema salonlarına akın edeceği düşünülerek çekilmiş bir yapım. Filmin ana teması 50 yıl içinde var olan petrolün çıkarılamaması durumunda olacaklar aslında. "Hain Japonlar yüzünden çıkaramadık petrolü dünyada petrol çıkaramayan 3 5 ülkeden biriyiz biz!!" diye dolaşan Koreli güzelliklerin bu ezikliklerinden çabucak kurtulmaları en büyük dileğim. 


İyi Seyirler


OH YOON JOO

27 Mart 2013 Çarşamba

Tere Naal Love Ho Gaya (2012)



Uzuuunn bi aradan sonra izlediğim 2 yeni hint filmiyle karşınızdayım pek muhterem blog takipçileri..:)
Ara verince bişeylere dönüşü daha bi muhteşem oluyomuş ben onu anladım..
Nys filme geçelim hemencik..^o^

İzlediğim ilk film Tere Naal Love Ho Gaya..
Tipik bol şenlikli bollywood filmi olsada insanı içine çekip, eğlendiren bi film diyebiliriz..
Karakterlerin biraz kore dramalarındaki hafif çatlak kız ve mıymıy erkek tiplemelerine benzemesi bununda bollywood usulü yapılmış olması gayet güzel..Bu bakımdan filmi diğer türdeşlerinden ayırıp izlemek için iyi bir seçenek olduğunu düşündüm ben..

Konuya gelirsek eğer :
Şirin bir köy olan Haryana’da özgür ruhlu erkek-fatma Mini yaşamaktadır. Tripatör ile taşıma işinde çalışan babası Bhatti, onun Sunny’ e olan ilgisizliğine karşın evlendirmeye oldukça kararlıdır.Ana karakterimiz Viren ise Mini’in babasının yanında çalışan hırslı ama mütevazi bir tripatör sürücüsür. Viren biriktirdiği parayla araba alıp, taksicilk yapma fikrini Bhattiyle paylaşmasından sonra, Bhatti bu hayalin üstüne konup ,tüm tripatörleri satıp araba alır. Ancak Viren’in yıllarca araba almak için biriktirdiği parası da tripatörle gitmiştir. Bhatti’den parasını ister o da onu kovar. Viren sarhoş bir halde Mini ve Sunny’nin nişanını basıp parasını ister, işler karışır ve durum öyle bir hal alırki Mini’yi kaçırmıştır. Yoksa o mu kaçırılmıştır? Mini ise Viren'e yardım edip babasından fidye isteyerek parayı kurtarmasını söyler.….böylelikle ekşın başlar. =D

Bu filmde de bolywood filmlerinin olmazsa olmazı sarili ablalar,

 Beraber söylenen romantik yada eğlenceli şarkılar,

Kadın karakterin erkek karakteri ezip geçtiği yarışmalar,

Her zamanki gibi bi yağmur sahnesi,

Romantik anlar,

Gösterişli bir düğün sahnesi,

ve dahi mutlu bir son...
mevcut olmakla birlikte burda da bir spoiler verdim sanki.. :D 
Nys görmemiş olun siz..
Sanırım filmle ilgili herşeyi verdim..Birde fragmanla, filmde sevdiğim 2 şarkıyı vereyim tam olsun..Bu arada film tr altyazıyla online izleme sitelerinde mevcut ,haberiniz olsun..
Şimdiden keyifli seyirler ..



  












25 Mart 2013 Pazartesi

Takip Ettiğiniz Blogları Kaybetmeden Önce!

Arkadaşlar 1 Temmuz'da kapanacak olan Google Reader'ı duymuşuzdur hepimiz bir yerden. Blog okumayı seven bir çok insanın olumsuz etkileneceği bu kapanma işine henüz zaman varken şimdiden benzeri programlar kendilerine çekmeye başladı insanları. 

Takip ettiğiniz blogların yeni yazılarını takip etmenizi kolaylaştıran bu sistemde ben feedly adlı sisteme üye olarak kendimce çare buldum. Basit bir işlem sonrası kayıt olduğunu bu sistem 1 Temmuz'dan önce Google hesabınız açıkken kullanıldığında takipçisi olduğunuz her blogu otomatik kendi sistemine kaydediyor.

Sisteme kayıt olduktan sonra Safari, Chrome ve Firefox gibi tarayıcıların arka planda çalışmaya devam eden Feedly oldukça kullanışlı görünüyor.
Ve gelen tavsiyeler sonunda Bloglovin ile de bir yola çıkmış bulunmaktayım. Feedly'e göre daha kapsamlı işlemler sonrasında kayıt olunan bloglovin biraz daha tumblr tarzı bir site. Bloglar arası dolaşmak için akıllı bir iş gibi göründü şimdilik bana ^^

Çok geç kalmadan kendinizi bir Rss takip sistemine kaydolmayı unutmayın ;)
Önerebileceğiniz başka sistem varsa bilgi vermekten kaçınmayın. 









OH YOON JOO

Masquerade: Gerçek Kral Kim?

Masquerade
Kral Gwang Hae, Joseon hanedanlığının 15. kralıdır.  Tahtta geçirdiği yılların sonunda güvensizliğe kapılmıştır.   Sürekli suikast girişimlerine uğrayan kral kendisini kurtarmak için aklına gelen tek yöntemi seçer. Kendisine benzeyen bir 2. kral bulunarak tahta geçirilecek bu sayede dost düşman öğrenilerek imha edilecek.

En sadık adamı olan Heo Gyun kendisine verilen görev üstüne araştırmalara başlar. Joseon topraklarında yaptığı araştırma sonrasında bir genelevde soytarılık yapan Ha Seon'a ulaşır. Krala ikizi kadar benzeyen bu adam ayrıca yetenekleri bakımından da kral için seçilmiş kaftan gibidir. 
Masquerade
Masquerade
Bir filmde Lee Byung Hyun'dan daha iyi bir şey varsa o da iki Byung Hyun'dur
Kral'ın istediği şekilde yer değiştirmesi için gün belirleyip işaret hakkında bilgilendirilen soytarı kral'ın erken uğradığı bir suikast sonrası acilen saraya getirtilir. Para karşılığı krallık yapacak Haseon, elinden gidebilecekler arasında en üst sırada duran canı olunca pek sıcak bakmaz bu anlaşmaya. Ancak bazen para sıcaklığı da gözü kör edebilir. 

Saray hekimi tarafından tedavi edilmek için uzak bir yere götürüle gerçek kral ayaklanma mücadelesi verirken soytarılıktan krallığa terfi eden Haseon,saray kurallarını, yaklaşmaması gereken kişileri ve nasıl davranması gerektiğini öğrenmeye çalışmaktadır. 
MasqueradeMasquerade
MasqueradeMasquerade
Kral'ın hasta olduğu söylentisini yayan Heo Gyun, yetenekli soytarı sayesinde tez zamanda yeniden bakanların karşısına bir kral çıkarmıştır.  Hastalıktan kalkan Kral'ın değişen huyları, tavırları kulaktan kulağa yayılırken bu değişim saray halkı tarafından memnuniyetle karşılanır. 

Peki Kral'ın bu yeni tavırları neleri değiştirecektir? 
Masquerade

 Mark Twain'ın "Prens ve Dilenci" kitabından Chang Min Choo tarafından adapte edilen ve yetenekli eller Jo Yun Hwang tarafından senaryoya aktarılan Masquerade aynı dönemde çekilen I'am A King filmiyle birebir aynı konuyu ele alsa da aynı hikayenin komik ve dramatik yönlerini ele alan iki film olarak ayrı yerlerde duruyorlar. (okumak için tıktık)
Masquerade
Henüz çekim aşamasındayken sabırsızlıkla beklediğim bu iki film de oldukça başarılıydı. Aynı konuyu işlemelerine ve bir çok benzer sahne barındırmalarına rağmen ayrı ayrı zevkle izlenebilecek yapımlar. 2012'nin iki yüz akı. Aynı senaryoyu çekmişler diyorum farkındaysanız. ama eğildikleri konular ve bakış açıları biraz farklı olunca bambaşka yapımlar oluyorlar.
Masquerade
Lee Byung Hyun izlemeyeli uzun zaman olmuştu. Bu filmde bir kere daha -özellikle arkasına aldığı yardımcı oyuncular sayesinde- çok nal toplatırım ben gençlere diye dolaştı resmen.

Bunca oyunculuktan bahsedip Seung Yong Ryoo'dan bahsetmezsem taş olurum. Kıvamında kelimesinin sözlükteki karşılığı bu adam ^^ 

Tarihi film ve dizi severlerin kaçırmaması gereken bir yapım. Kral'ın tuvalet organizasyonuna bu filmdede şahit oluyoruz. Daha detaylı şekilde hemde dbhafbda Gerçek olduğuna kim inanırdı ki? 

Bence mutlaka izlenmesi gereken yapımlardan ben 9/10 verdim kendisine ;)

İyi seyiler 




OH YOON JOO

Love So Divine : Kutsal Aşk

Love So Divine
Papaz okulunda bir papaz adayı olarak eğitim gören  Gyu Shik kurallara sonuna kadar dikkat etmektedir. Yakın arkadaşı ve papaz adayı olan Sean Deal ise "Yoldan çıkmış Rus kızlarına cennetin yolunu gösterdim" başlıklı kaçışlarıyla meşhurdur. Yine bu kaçışın biri dönüşünde koşarak ayine yetişmeye çalışan ikili şom ağızlarının kurbanı olurlar. Papanın kutsadığı tören gerecini kıran masum adaylar Papaz Nam'a yardım etmeleri için bir aylığına uzaklaştırılırlar. 
Love So Divine Love So Divine
Papaz Nam'ın yeğeni Bong Hie ile belalı karşılaşmalarının ardından Gyu Shik ve  Bong Hie zıtlaşmalarıyla geçer günler. Sonunda genç papaz adayı kendini tutamayarak kıza olan nefret ve kızgınlığını papaza itiraf eder. Bunun cezasını çekmeye razı olan genç adama verilecek en büyük ceza Bong Hie'yi  vaftize ikna etmektir. 
Love So Divine
Amerika'dan erkek arkadaşını görmek ve evlenme teklifini kabul etmek için gelen Bong Hie, daha ilk gününden tarumar olurken parasızlıktan amcasının yaşadığı kilisede ona yardım ederek para kazanmaya çalışır. E bu arada da aşkın ne olduğunu bilmeyen bu adamla zaman geçirmekten başka yapabileceği bir şey yoktur. Kendisini sürekli azarlayarak gezen ukala adamın birden iyi davranmaya başlamasının ardından ona karşı bakışı değişir.
Love So Divine Love So Divine
 2004 tarihli olan Love So Divine Kwon Sang Woo ve Ha Ji Won'u bir araya getiren oldukça keyifli bir yapım. Benim iki oyuncuylada tanışma hikayem olan bu film özellikle yukarıdaki sahneleri barındıran düğün korosu ile akılda kalıyor. 
Geçmişe keyifli bir yolculuk için iyi bir seçim ayrıca yoldan geçen adam rolünde Pasta şefimiz Lee seon gyun' de görünüyor.


İyi seyirler
OH YOON JOO

24 Mart 2013 Pazar

Yes Or No 2 : Geri Dön

Yes Or No 2
Pie ve Kim'in aşkı artık olgunlaşmış, biraz da eskimiştir. Aşklarının 3. yılında olan sevgililer okudukları bölümlerin stajlarını yapmak zorundadırlar. Pie 3. arkadaşlarıyla birlikte topluca  aynı yerde staj yapmak için başvurmadık yer bırakmazken Kim daha sessizdir.

En sonunda 3 kişiyide bünyelerinde çalıştırmaya hazır bir kurum bulunduğunda Kim'in aslında çok önceden bir kurumla anlaştığı ve staj başvurusunu çoktan tamamladığı gerçeği ortaya çıkar. Pie ve Kim bu konu yüzünden tartışıp bozuşurlar ancak ayrılmadan hemen önce yeniden barışırlar. Şimdi birbirinden uzak iki bölgede staj yapmak zorundadırlar. 
Yes Or No 2
Kim babasının çiftliğine yardımcı olmak için ziraat mühendisi olma hayalinin peşindedir ve bu yüzden en iyi bölgeye staja gitmiştir. Hoş karşılandığı ziraat bölgesinde ev arkadaşı Jam ortaya çıkar. Kendisi gibi bitkilerden kurulu bir dünyadan zevk alan Jam ayrıca konuşkan yapısıyla da Kim'i biraz rahatlatır. 

İşleri gereği mesai boyunca yan yana çalışan ikili çekmeyen telefon hattı yüzünden sık sık birlikte akşam yürüyüşü yaparlar. Her akşam Kim'in kız arkadaşıyla konuşmasına tanık olan Jam bir zaman sonra bu durumdan rahatsız olduğunu anlayacaktır.
 Yes Or No 2
Yes Or No 2
Pie istediği her fırsatta ulaşamadığı Kim yüzünden kıskançlık denizinde boğulmaya başladığında ikili arasında ki gergin teller daha da gerilip acı vermeye başlayacaktır. 

Pie'ın sürekli tartışarak uzaklaştırdığı Kim kendisine sevgiyle kollarını açan Jam karşısında ne yapacaktır? 
Yes Or No 2Yes Or No 2
Yes Or No ilk filmiyle çok fazla seven edinmiş, ilk filmin tesiri geçmeden 2. filmide piyasaya sürülmüştü. Kim ve Pia'ın aşkının sarsıldığı ve onarılma döneminin anlatıldığı 2. film maalesef ilk filmdeki şekerlikten çok uzak. 

Kim artık daha kadınsı, Tomboy olma durumundan şikayetçi(!), eskisi gibi sağlam bir duruşu yok. Pie mızıldanma sürecini fazlaca abartmış ve sıkıntıya sürükledi izlerken beni. 
Yes Or No 2
 Uzun saçlı Kim'i göstererek ilk filmde erkektir bu diye düşünen hayranlara kız demiştik size göndermeleri de yapılmamış değil. Kim bu rol sana yakıştı çocuğum bundan sonra nerede erkek yurduna sızacak bir kız gerekliyse sen koş yardıma. Kısa saçlarını da sakın uzatma :D 

İlk film için yazılmış gönderiyi okumak için tıktık






OH YOON JOO

22 Mart 2013 Cuma

Biri Yaoi Mi Dedi? Jonjou Romantica

Jonjou Romantica
Ben Yaoi izlemem diye ortalarda çığlık çığlığa gezen adamları bile yaoi sever yapacak bir tanıtımla karşınızdayım canlarım. Yaoi neydi? Yaoi emekti, djsasdabhbfhj 

İki erkeğin aşkını, bakışmalarını efendime söyleyeyim flört evrelerini ve devamını(!) anlatan anime türüne yaoi deniyor. 

Okuyucu kitlesinin ilk dalgası dağıldığına göre geri kalanlarla biz Yaoi türünün en iyisi olarak bilinen Jonjou Romantica ile tanışmaya başlayalım. 3 farklı ilişki üzerinden bize aşkın farklı durumlarını anlatan Jonjou Romantica bazen romantik bazen egoist bazen de terörist olarak karşımıza geliyor. 
Jonjou Romantica
İlk çiftimiz ve hikayenin etrafında döndüğü Jonjou Romantica çiftini oluşturan asıl adamlar işte bu tipsizler (: Misaki üniversiteye hazırlanan bir lise öğrencisidir. Okul çıkışı eve geldiğinde abisini bir adamla evde buluverir. Abisinin kankası olan bu adamın ona karşı duygular beslediğini öğrendiğinde afallar. 

Üniversiteyi kazanmak için sapık diye adlandırdığı Usami'nin evine ders çalışmaya gitmeye başlar. Burada genç ve zengin olan Akihiko'nun yazdığı kitapları görür. Abisinin başrolde olduğu kitapları... 
Jonjou Romantica
Abisinin doğum gününde eve getirdiği kız arkadaşı yüzünden gerilen ortamda Akihiko'yu acının kaynağından çıkarmak Misaki'ye düşer. Usami kendisini düşünen bu ufaklığa artık başka bir gözle bakmaya başlayacaktır. 


Gelelim hikayenin en sevdiğim çiftine; Jonjou Egoist.
Jonjou Romantica
Hiroki ve Novaki <3

Novaki soluk almak dışında boş zamanı olmayan ve sürekli çalışan bir delikanlıdır. Yarı zamanlı işleri arasında koşturmakla geçen zamanında biraz nefes alabilmek için arkadaşlarıyla pikniğe çıkar. Piknikte üzüntüden ölecek olan bir adamla karşılaşır ve  onu da aralarına zorla sokar. O günden sonra Novaki yeniden okula gidebilmek için öğretim görevlisi olan Hiroki'den ders almaya başlar.

Birlikte zaman geçirdikleri günler bir birlerine yakınlaşmalarını sağlasa da Hiroki'nin aklından çıkmayan isim Usami aralarında görünmez bir duvar örmüştür. Ta kii bedeni ortaya çıkana kadar...

Sürekli öte git diye dolaşan bir Hiroki ve onun etrafında pervane misali dolaşan ve aşkını göstermek için hiçbir fırsatı kaçırmayan Novaki hikayenin en eğlendiğim bölümünü oluşturuyor. 

Novaki candır <3 


Hikayenin son ayağını oluşturan Jonjou Terrorist ise ablasıyla evli olan ilk aşkının boşanmadan sonra yeniden peşine düşen çılgın lise bebesi Takatsuki'nin hikayesini anlatıyor. 
Jonjou Romantica
Hiroki <3 Novaki
Miyagi eşiyle boşandıktan sonra okuldaki işine odaklanmış biridir. Arada sırada bölümden Hiroki Kamijou ile şakalaşmak dışında pek bir hayat belirtisi göstermeyen adamın karşısına bir gün bir ufaklık dikilir ve "Seni seviyorum be adam!" diye bağırır. 

Karşısındaki ufaklığın eski kayınçosu olduğu bilgisiyle adam olduğunca iyimser davrandığı çocuğun hakimiyetine girmektedir. E bunda kendisine yapılan baskının da birazcık etkisi olabilir. 
Jonjou RomanticaJonjou Romantica
İlk izlediğim yaoi olan Jonjou Romantica insana cidden bu türü sevdiriyor. Etrafta bu kadar güzel anime serileri arar oluyorsunuz, eşe dosta sorup yol bulmaya çalışıyorsunuz (:

Bir birleriyle iç içe geçmiş bu üç aşk hikayesine hazır mısınız? 

Bu arada geçen gün önüme kendini atan bir ova görür gibi oldum :'( İspanyolca'm gelişsin en tez zamanda diye bekletiyorum kendisini. Bilgisi olan varsa bilgi vermekten çekinmesin lütfen. 

İyi seyirler


OH YOON JOO
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...