29 Mayıs 2014 Perşembe

The Master's Sun :Dikkat Hayalet Çıkabilir!

The Master's Sun

So Ji Sub'un canlandırdığı Joo Joong Won insanlarla ilişkilerini sınırlandırmış hatta insan ilişkilerinin her türlüsünü sadece parayla ölçen biridir. Tek amacı zirvede yalnız başına liderliğin tadını çıkarmaktır. Bu amaçla yaptığı projelerine engel olan bir ev sahibiyle özel olarak görüşmeye gider. Buraya adamın karısının hayaletinin varlığı nedeniyle inşaata izin vermemesi canını sıkar. Adamı ikna etmek için oldukça sert duruş sergileyen Joong Won hayaletler inanmadığını inatla söyler. 
The Master's Sun
Bu durumun üzerine Kong Hyo Jin'in hayat verdiği, hayaletleri görebilen Tae Kong Shil karşısına çıkar. Hayaletlerin yönlendirmesiyle buluşan ikili artık birbirine bağımlıdır. Kadın adama dokunduğu anda etrafından kaybolan hayaletlerin huzuru sayesinde ona yaklaşırken adamın geçmişindeki lekeyi arındırmak için bu kadına ihtiyacı vardır. 
The Master's Sun
Bir çok duyguyu aynı anda barındıran hikaye çok tanıdık karakterleri barındırıyordu. So Ji Sub'un mimiklerini gördük ilk kez diye okuduğum yorumlar çoğunluktayken beklentimi yüksek tuttum galiba. Ben dizi boyunca "The Greatest Love"(diziye dair yorum okumak için tıktık) dizisine saygı duruşu görüp Seung-won Cha taklidi yapan So Ji Sub gördüm. Büyük ihtimalle ona yazılmış bir hikayeyi kader Ji Sub'un eline düşürdü. Malum Kore dizi ve film piyasası genelde oyuncuları yönetirken bu konuda oldukça sıkı tutuyor. Kalıplar hazır halde içine girecek oyuncuları bekliyor :/
The Master's Sun
Bu arada Jeong-eun Hong imzası taşıyor dizi. İzlerken nerdeyse bütün hikayelerine selam göndermek bu senaristlerin en büyük özelliği (: Daha izlerken senarist şu işi yapmıştı demekten alamıyoruz kendimizi. Senaristin imzası da olsun o kadar kkk
The Master's Sun
The Master's SunThe Master's Sun

Şöyle efsane repliklere sahip dizi açılışında yaygılı soğuk enerjiyi neyseki ilerleyen bölümlerde kaldırıp atıyor üstünden. Soğuk enerji derken negatif düşünce uyandırıyor falan demek istemedim soğuk enerji hayaletlerin ürkütücülüğü ile ilgili bir durum zira. Özellikle geceleri dizi izleyen bir kitle olduğumuzdan ilk üç bölüm  baya zorluyor insanı ;)
The Master's Sun

Şu da şöyle bulunsun 
RIP


OH YOON JOO

26 Mayıs 2014 Pazartesi

Aashiqui 2 / (2013)



''Ünlü bir şarkıcı olan Rahul, alkolizm batağı yüzünden sahip olduğu hemen her şeyi yitirir. Bir süre sonra hayatını baştan kurmayı deneyecek olan genç yetenek, sanat hayatına da sıfırdan başlamayı göze alır. Bu sırada birlikte olacağı Arohi ile yaşayacağı aşk ona destek olacaktır. '' 

Başrollerinde son zamanların yükselen Bollywood yıldızı Sharddha Kapoor ve ilk kez izlediğim Aditya Roy Kapoor'un olduğu bu bol acıklı ,salya sümüklü hint filmini aslında izleyeli bayaaa oldu..
Lakin filmden pekte hazzetmediğim için yazasım gelmemişti ama sonra düşündüm filmden ziyade müzikleri çok çok güzel olduğundan en azından bir şans vermeliydim..Ve veriyorum.. :D

Film yayınlandığında konusu,afişleri,müzikleri herşeyiyle olay olduğundan bi ara blog ve forumlarda Aashiqui 2 furyası başlamıştı..Üye olduğum bi forumda filmin müziklerinden birini dinleyince izlemeye karar vermiştim ama verdiğim karar beni pek mutlu etmedi nedense..



Şimdi genel olarak baktığımda filmi beğendim diyemem , daha çok müzikleri beğendim çünkü ben..Konusuna baktığımızda düşüşe geçmiş bi yıldızın herşeyden kaçıp uzaklaşmak isterken kendince yeni bir star ışığı bulmasıyla bi parça da olsa yükselebileceğine inanması ama bulduğu kızın yükselip kendisinin ise dahada çukura batmasıyla alakalı, fazlaca iç kıyıcı ve mıçmıç olucu bi filmdi.. 

Kızın eski popstar'a duyduğu katıksız sevgi,bardan kurtarmış olmasından dolayı duyduğu bağlılık ve düşüşte olmasının verdiği acıma hissi üçlüsü bana biraz fazla geldi..Yer yer içim kıyıldı diyebilirim..

Ayrıca adama film boyunca kızdım açık söylemek gerekirse..Alkolün nasıl bişi olduğu hakkında hiçbi fikrim yok, kitaplar bağımlılık sayılırsa bi o var benim için, o yüzden alkol bağımlılığı hakkında bişi söylememeliyim belki ama yinede kızın o kadar çabasına rağmen bu kadar aciz olup emzik gibi ağzından alkolü düşürmeyişi ,en ufak bişiyde ona yapışıp sonradan pişmanım ayaklarına yatışı ve bunun defalarca tekrarlanması çok sinir bozucuydu..
Bi süre sonra ''eehh yetti be ,bu ne böyle ''dedim yani..Neyse ki sonra bunun bir hint filmi olduğunu ve bazı şeyleri gözardı etmem gerektiğini hatırladım..  Ne de olsa Bollywood'da abartıların sonu yok.. 


Bütün bunların dışında çekilen yerler,müzikler ve kızın kostümleri çok çok çok güzeldi..Oyunculuklar gayet iyiydi.Tipik danslı,düğünlü hint filmlerinden ziyade bu film daha gerçekçi bi senaryoya sahipti diyebilirim..
Tavsiye konusunda ise bilemiyorum..Başta da söylediğim gibi ben çok sevemedim,tekrar izlemek istediğim filmlerden değil ama süper müzikleri için bir şans verilip izlenebilir gibi.. 

Bunlarda en sevdiğim aynı şarkının 2 farklı versiyonu..2.si türkçe altyazılı..Dinleyiniz efenim.. :)

 

3 Mayıs 2014 Cumartesi

Bekir Develi ile TRT Kore'de

Bekir Develi ile TRT Kore'de

Trt ekranlarının sevilen sunucularından 
Bekir Develi belgesel/gezelim görelim karışımı 
bir gezi programıyla ekranlarda. 

27 Nisan günü yayınlanan 
Güney Kore bölümü ile
 Kore fanlarına selam söylemeyi ihmal etmeyen Bekir bey 
Seul'ün altını üstüne getirdi deyim yerindeyse. 

Ülkenin tarihi alanlarını tanıtırken yer yer dalgasını geçti yer yer hayranlığını dile getirdi. (Tamam genelde dalgasını geçti diyelim.) Telefon tespitini göstermek için parmağıyla tek tek gösterdiği bölüme yorumum shgehfgekjfgvhsgden öteye geçmedi.

İlk bölümde Gangnam bölgesini, meşhur sarayını, gizli bahçesini ve ünlülerin hologram gösterilerinin yapıldığı binanın tanıtımı yapıldı. Hologram gösterisini kamera ile izlemek bizde bir etki yaratamasa da Bigbang'i Trt'de izlemek keyif vericiydi.

Programı izlemek için ;



OH YOON JOO

1 Mayıs 2014 Perşembe

Her Lovely Heels (2014) / 여자만화 구두 / Yeojamanhwa Goodoo



2014 yapımı minnak bi diziyle geri döndüm beeenn..
Ortalama 10 dklık süresiyle kalbimi çalmış ama acıklı ve yassssıkk dedirten konusuyla da içimi kıyım kıyım kıymış olan bi dizi Her Lovely Heells..

Allahtan konusu ve süresi bakımından kısa da fazla zayiat vermeden paçanızı kurtarabiliyosunuz bu buram buram romantizm kokan diziden.. :D

Esas kızımız olan Ji Hoo (Han Seung Yeon) macumcana ,kimsenin tavuğuna kışt demeyen ,velev ki ağzından öyle bir kelimecik cıktığında korkudan yığılıverecek yapıda narin bir şirket elemanıdır..
Ve ayakkabı mağazasında tesadüfen karşılaştığı yakışıklı,boylu poslu,dalyan gibi delikanlı olan suratsız bebe Tae Soo'ya (Hong Jong Hyun)aşık olmuştur..

Tesadüf bu ya şirkete başladığı günün sabahında zalım yüzlü Tae Soo ile aynı şirkette çalıştığını öğrenince havalara uçar hanım kızımız..Fırsat bu fırsattır diyerek hem korkup hem kendine engel olamayarak ikna turlarına başlar..Lakin aşka inanmayan taş kalpli,yüzünde bir gıdım gülücük olmayan Tae Soo elemanımız bu sevimli kıza ne kadar kayıtsız kalabilir..
İzleyip görünüz efenim.. :D


Gelelim benim dizide takıldığım noktalara...
  • Aslında dizi Girls Cartoon Shoes isimli internet üzerinde yayınlanan popüler bir çizgi romanmış..
  • Kızın eski sevgili olan adını hatırlayamadığım sevimli çocuk..(edit.Yoon Jong Hoon)Ne akla hizmet emergency man of woman dizisinin young do'sunu böle kötü karaktere sokmuşlar anlamadım..Tipi uymuyo bi kere çocuğun..O göz kısmalar filan..Hiç hoş hareketler diil.. :( Verin çocuğa romantik ,mıçmıç bi karakter oynasın dimi ama...
  • Sonlara doğru 3-5 damla gözyaşı döktüm nedense..Hassas bi zamanıma geldi zahir yoksa öyle herşeye ağlayan salya sümük bi tip diilim.. :P
  • 31 yaşında çocuğun noona dediği hatun..Çok yapmacıktı o yapışmalar filan..Son bölümde anladım derdini ''yasssıkk'' dedim..Kocan Kadar Konuş kitabı Korede basılırsa eğer tavsiye etmek isterim kendisine.. :D
 
  • Kızın her bölümde giydiği ayakkabılar güzeldi..3-5 tanesine bayıldım..(simliler-fiyonklular kara kalp ben :D) Açılışta da dediği gibi '' bu ayakkabılar beni hoşlandığım kişiye götürücek'' ..Götürdü de ben şahidim..Mantık güzel.. .D
  • Her bölümde kızı el kadan minilerle çıkardılar sokağa..O soğukta o kızceğize bişe olmadıysa daha da olmaz ben diyim.. 
  • Hayır tamam mini etek ulusal kıyafetiniz ama o soğukta el insaf yani..Yetmemiş bazı yerlerde ucu açık ayakkabı da giydirmişlerdi..Yazık walla böpreklerini neyim üşütcek kız.. :(
  • Kasıntı görünümlü Tae Soo'yu Kim Woo Bin'e benzeten kişi tek ben olamam dimi..
  • Yinede gülerken,yemek yaparken,esnerken ve banyo sonrası saç kurularken çok hoş göründüğünü söylemeliyim..Bu arada yaşı kaç ki acep bu kuzunun.. :D  


  • Kızın arkadaşını oynayan o minnak kız..Çok şeker bişi..Heryerde oynatsınlar bu kızı çok sevdim ben.. :) İlk kez Sunny filminde izlemiştim geçenlerde Bride of Century dizisinde görünce hatırladım..Bunda tekrar görmek sürpriz oldu..
  • Son olarak ise sanırım ilk kez izlediğim KARA grubunun üyesi Han Seung Yeon hiçte fena bi iş çıkartmamıştı..Arada bilinmedik yeni yüzler izlemesi iyi oluyomuş..Ayrıca dizide seslendirdiği şarkıda çok hoştu es geçmiyim..
(woaa ilk kez spoisiz yazı yazdım.teprik meprik edem şurda kendimi.. :D)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...