31 Aralık 2015 Perşembe

Çamaşır Yıkamanın Keyifli Hali


Ev işleri arasında her hanımın farklı favorileri vardır. Mesela kimi ütü yapmayı sever , bazıları ise yemek yapmayı. Sevdiğiniz işlerin size verdiği keyif ise bambaşkadır ve terapik etkileri vardır. Başka dünyalara gider, hayaller kurar, güzel anları hatırlar, planlar yaparsınız.
Size harika bir haberimiz var. Artık bu keyfi size yaşatan favorileriniz arasına çamaşırı da ekleyebilirsiniz :) Çünkü Rinso bunu mümkün kılıyor.
Rengarenk paketleri ile raflarda dururken bile enerjisini yansıtan Rinso, çamaşır yıkamayı kolay ve eğlenceli bir hale getiriyor. Rinso’nun Kır Bahcesi (Yeşil), Çiçek Bahcesi (Pembe) ve Büyülü Bahçe (Mor) şişeli sıvı deterjanları hem beyaz hem de renklileriniz için tortu bırakmayan bir temizlik vaad ediyor.
Rinso’nun gerçek eğlencesi, yıkama sonrası çamaşır makineninizi açtığınız anda başlıyor. Öyle ki kapağı açtığınız anda tertemiz çamaşırlarınıza eşlik eden muhteşem çiçek kokuları tüm banyoya yayıyor. İşte o an, hissettiğiniz duygular tarif edilmez. Sanki bir anda sevdiğiniz bir melodi çalmaya başlıyor ve o koku sizi alıp bambaşka bir yerlere götürüyor.
Bu kokular o kadar kalıcı ki tertemiz çamaşırlarınızı asarken, kuruturken, ütülerken ve tabii ki giyerken makineyi açtığınız o andaki duygular size kendini hatırlatmaya devam ediyor. Rinso kalıcı bahar kokuları ile çamaşır yıkamayı keyfe dönüştürüyor.
Mutluluk ve keyif zaten anlık değil midir? Mühim olan o anlara hayatınızda yer açmak. İşte Rinso bunu mümkün kılıyor.

Bir boomads advertorial içeriğidir.



OH YOON JOO

30 Aralık 2015 Çarşamba

Mim: Merak Ediyorum



İşte yine bir mim ile karşınızdayım çikolatalı suflelerim :3 Supercel'in pasladığı mimde kendimden küçük bir bukle sunacağım sizlere. Küçük dedim ama destanda çıkabilir kendime güvenemiyorum bu konuda :)

Hmmm...
Sanıldığının aksine çok genç biri değilim öncelikle
tanıyan bilir gerçi yaşımı herkese söylerim genelde. 
30 yaşına girmiş bir orta yaşlıyım aslen ancak o içimizdeki ruhun
yaşlanmadığını da yeni öğrenecek kadar da tazeyim.


Hayatımın en güzel ve en karmaşık yılını yaşadım 2015 yılında.
Çok büyük bir adım attım,
tehlikeli bir operasyon geçirdim ve mide ameliyatı oldum 
6 ay kadar önce.

Ve evet,
bilenler bilir yıllar önce yaşadığım 
bademcik ameliyatım gibi bu da sorunlu geçti ve
hala sağlık problemleriyle boğuşuyorum.

Ama pişman mıyım?
ASLAA!

2015 yılı çok öğretici bir yıldı gerçek anlamda
İnsanları daha farklı görüyorum artık mesela,
önceden hoş gördüklerimi artık kalemle çiziveriyorum.

Empati yapmanın monitör başında olmadığını biliyorum ayrıca.
Yanımdan geçen insanlara başımı çevirmiyorum,
gülümseyerek iyi günler diliyorum.

Güzel havanın tadını çıkarırken şükrediyorum
ve bunca yıl ne kadar da az şükrettiğime şaşırıyorum.

Sevdiğim insanlardan sakındığım, 
bir şekilde gösteriyorum diye dillendirmediklerimi 
pat diye söylüyor karşımdaki insanları da şaşırtıyorum kendim gibi.

Dua ediyorum sık sık...
Kalbimden geçenler diye düşünmüyorum
Olabildiğince sesli dua ediyorum hem de.

Üşüyorum ayrıca...
Daha önce sanki hiç üşümemişim gibi,
dişlerim zangır zangır birbirine çarparak hem de.
"Antalya'da yaşıyorsun Bahar!" diye hayıflanıyorum sonra
"ya kara kışı soğuğu görsen n'olacak?"

Hiç olmadığı kadar seviyorum kendimi.
Önceden garip garip halısını, çiçeklerini seven anneme
nispet yaparcasına 
bir zamanlar belimde olan ancak şimdi çeneme zor değen saçlarımı
sevip okşuyorum, çok yakıştın sen bana diyorum.
Kulaklarım çınlıyor sonra,
"Aynı annen gibi oldun Bahar" diyor
iç sesim. 

Onunla da gurur duyuyorum.
Bana inat, ben gibi
bir de çemkirmese neredeyse iyi biri.

Yeni insanlar tanıyorum bol bol,
önceden "Bana ne?" diye soyutladığım
hayatlara bu defa "Acaba?" diye göz atıyorum.
Yeni dünyalar açılıyor önümde.
Her insan aynı zamanda, aynı  yerde ne farklı hayatlar
yaşıyor oysa, bir kez daha idrak ediyorum.

Yeğenimle zaman geçiyorum.
Etrafımda "Teyzeeee!" diye dolaştıkça mutlu
olup keyifleniyorum.
yeni bir şeyler öğrenmesinden keyif alıyor, kimseyle kıyaslamamak
için elimden geleni yapıyorum.
Ama içimdeki annemden bahsetmiştim ya,
bazen o oluveriyorum.

Gülüyorum...
Artık çok daha sık,
kimseden çekinmeden, rahatça gülüyorum.
Çok daha Bahar'ım artık,
Çok daha uysal,
Çok daha gerçek,
daha iyi 
ancak,
daha net ve gerçekçi...



Sen Kendi gerçeklerini anlatmaya ne dersin La Fea, Nefertiti :3 




OH YOON JOO

29 Aralık 2015 Salı

Snow Lotus : Geçmişten Gelen Mini Dizi

Snow Lotus
Lee Soo Hyun hayal ürünü dünyaları canlandıran bir oyun şirketinin başkanıdır. Düzenli olarak rüyalarına giren tarihi görüntüleri hikayeleştirmeye karar verdiğinde karşısına benzer şekilde resmedilmiş bir çalışma çıkar.

Önceliği bu resmi çizeni bulup işe almak ve rüyalarını görselliğe aktarabilmektir.

Han Yun Hee yeğeninin resim yarışmasında yardımcı olan bir resim öğretmenidir. Katıldıkları yarışmayı kazanırlar ve o andan itibaren her gece rüyalarına giren adamla karşılaşma şansını ele geçirir. 
Snow Lotus
Yüz yıl önce, yüz yıl sonra...
Kader; aynı hayatı, farklı zaman dilimlerinde yeniden yaşamaya zorladı onları. Acı sonlarını değiştirme şansları da vardı ama tamamen yok olup yeni bir sonla karşılaşmaları da.

Tarihle günümüzün iç içe geçtiği hikayeleri seven Koreli izleklere yeni bir seyir keyfi sunan mini dizimiz, çok iyi örneklerden sonra vasat kalsa da izlenebilirliği var. 








OH YOON JOO

21 Aralık 2015 Pazartesi

Remember You: Hello Monster

 Remember You: Hello Monster

Lee Hyun, Amerika'dan dünyaya nam salmış bir suçlu profili uzmanıdır. (Yaptığı mesleğin adına kısaca bunu dedim ama umarım doğrudur. ) Yıllar sonra yeniden ülkesine, Kore'ye, döner. Geçmişiyle yüzleşmek için döndüğü ülkesinde bir yandan da işine devam eder.

Cha Ji An komiser olarak işini yapmakta olan bir polis memurudur. Her fırsatta karşısına çıkan Lee Hyun'u inceleyerek kafasında oluşan soruları gidermeye çalışır.

Bir suç profil uzmanıyla bir dedektifin yan yana gelmesinden romantik bir şeyler çıkar mı dersiniz?
 Remember You: Hello Monster  Remember You: Hello Monster
 Sağım solum, önüm arkam her yer Jang NaRa dizileriyle çevrelenmiş durumda. İMDAAAAT!

Evet, an itibariyle bol bilgi içeren dizi yorumuna başlamış bulunuyoruz
balkabaklarım. 

16 bölümlük polisiye, romantik, komedi istersek bir parça gizem
aslında psikolojik olacaktı ama neyse
türündeki dizimiz 2014 yapımı.


 Remember You: Hello Monster
Do Kyungsoo yine iyi iş çıkarmışsın evlat.
Oldukça uygun bir profil karakterle karşına geldikleri doğru ama bu
da kariyerin için yanında olması gereken tek şey değil mi zaten?

Oldukça sevmediğim bir idolü de övdükten sonra
gelelim diziyi biraz sorgulamaya... 
 Remember You: Hello Monster
Remember You...
Yıllar önce kaybettiği kardeşiyle yeniden karşılaştığında
tek isteği abisinin onun hatırlamasıydı. 
Ancak işler istediği gibi gitmediğinde olaylar biraz 
karışıyor. Neden mi?

Çünkü yıllar önce polis babasının yanına gittiğinde 
bir seri katille karşılaşan -ki bu zorlama ötesi bir durum olmasıyla
zaten daha olayın başında sıkıntı yaratıyor.- çocuğun katle en 
büyük sırrını vermesiyle olaylar başlıyor.
 Remember You: Hello Monster

Katilin bakış açısını,
Dedektiflerin bakış açısını,
Mağdurların bakış açısını,
görebileceğiniz detaylardan oluşan bir çalışma olmuş.

Kyungsoo idolken bile oldukça başarılı bir
performans sergilerken;



Park Bo-Geom buram bura Jo In Sung esintileriyle
mimiklerini savururken; 
Çocukluğunda babasını kaybeden bir kız çocuğu
olmasına rağmen çok çalışıp 
dedektif olan bir kadının,
her günü sürekli
katiller, tecavüzcüler, gaspçılarla geçen bir kadının
sürekli aptal gibi sırıtıp
3 yaş çocuk mimikleriyle dolaşması
karakteri karikatürize ediyor. 
(NaRa'nın kendi orijinal mimikleri bu, daha farklısını henüz göremedik gerçi)


Oldukça başarılı bir projeymiş gibi 
devasa bir özgüvenle ikinci sezonu bekleyin naralarıyla
biten dizi vasat ve ötesiydi.

Diziye dair en sevdiğim şey ise;

7. Bölümde gözüken Daniel Daniel Daniel'di :3
My Father filminin Dvd'si ile bir kaç saniyede olsa göründü ama
olsun reklamın iyisi kötüsü olmaz.


Gelelim sonuca
Pek sevemedim ben seni Süt oğlan!








 

OH YOON JOO

Yeni Yıl İçin Alınabilecek En Güzel Hediye


Şimdi yazının başlığına bakıp hemen uçak, araba, sonsuz para diyeceğimi düşünüyorsunuz biliyorum ama bu sefer başka bir hediyeden bahsedeceğim. Yılbaşı yaklaşırken evde aile üyeleri tarafından gizli gizli işler çevrilmeye başlar. Herkes kendi hediyesini en güvenli yere saklamaya çalışır aynı zamanda diğerlerinin hediyelerini bulmaya çalışır. Bu yıl evde yılbaşı için hediyemi biraz erken buldum. Gardırobun en arkasında hışırdayan bir torba içerisinde hediye saklanırsa olmaz.
Neyse ben şu hediye kısmına geçeyim. Daha gelmeyen yılbaşının hediyesi: Oral-B şarjlı diş fırçası. Denemeye çekiniyordum ama hediye gelince keşke daha önce alsaymışım dedim kendi kendime.
Oral-B, profesyonel diş temizleme aletlerinden esinlenerek tasarlamış bu şarjlı diş fırçaları ile mükemmel bir temizlik deneyimi sunuyor. Diş plaklarını temizlemekte manuel fırçalardan çok daha etkili bir sonuç veriyor, ilk kullanımdan sonra bile daha önce sanki hiç bu kadar iyi dişlerimi fırçalamamışım gibi hissettim. Üç boyutlu oynar başlık sayesindeyse normal bir fırçanın yapamayacağı kadar hareket edip, normalde ihmal ettiğimiz ulaşamadığımız yerlere bile ulaşıyor. Fırça başlıkları dişleri tamamen sararak birçok noktaya temas ediyor ve muhteşem sonuçlar almamı sağlıyor.
Ağız bakımına çok önem veren birisi olarak bu benim için en iyi yılbaşı hediyesi oldu. Siz de yeni yılda sevdiklerinize Oral-B şarjlı diş fırçası hediye ederek onları mutlu edebilirsiniz.
Ürünleri incelemek ve yılbaşı indiriminden yararlanmak için tıklayınızBu arada, Burcu Esmersoy'lu videosunu da paylaşmadan duramadım :)

Bir boomads advertorial içeriğidir.




OH YOON JOO

17 Aralık 2015 Perşembe

Milyoner / Slumdog Millionaire

Mumbai'in fakir bir mahallesinde yaşayan genç bir adamın Kim Beş Yüz Bin İster? programının Hint versiyonuna katılması, yarışmayı kazanması ve ona çevrilen şüpheleri anlatan Milyoner filmin alt yapısında ülkenin sorunlarını da gün yüzüne çıkarır. 

 


Milyoner 
beyaz a4 kağıdına Vikas Swarup'un sözleriyle yansıyıp 
Simon Beaufoy'un yardımıyla senaryoya dönüştükten sonra
 Danny Boyle'un yönetiminde beyaz perdeye yansıdı. 

2008 yılında beyaz perdede gündem yarattıktan sonra Akademi ödülünü de alarak başarısını tescillemiş oldu. 

 Dev PatelAnil Kapoor ve Saurabh Shukla yer alır.




 Mutlaka izlenmesi gereken yapımlardan, hala izlemediyseniz daha fazla zaman kaybetmeyin!







Jai Ho! ;)





OH YOON JOO

14 Aralık 2015 Pazartesi

Fated to Love You

Fated to Love You+Jang hyuk+Jang Na Ra
Kim Mi Young iş arkadaşlarının her dediğini yapan 'o' silik çalışandır. Kimse varlığını bilmez ancak yaptırılacak bir iş varsa el altındaki isim Güney Kore'nin en yaygın ismine sahip olan Kim Mi Young'tur.

Şirketindeki yakışıklı avukat ile bakışıp güzel duygular yaşayan Kim Mi Young bir anda şansının dönmesiyle şirketin verdiği bir ödülle Macao'da bir tatil kazanır. İki kişilik bu tatil için yanında götürebileceği arkadaşı yoktur. Neyse ki yakışıklı avukat ona yaklaşıp teklifi yapar ve birlikte Macao'da alırlar soluğu.
  
Fated to Love You+Jang hyuk+Jang Na Ra
Kız arkadaşına evlilik teklifinde bulunmak için Macao'ya giden yakışıklı ve tek varis durumundaki Lee Gun, kız arkadaşının son anda onu ortada bırakmasıyla dertlere gark olur. Peşine takılan iki adamın özel planıyla içeceğine atılan ilaç onun kaderini değiştirecektir.


Kim Mi Young'un odasını karıştırıp yanlışlıkla Lee Gun'un odasına girmesiyle ateş ve barut yan yana gelir, olanlar olur ve ortalık alev alır, sonuçlar baş ağrıtır. 
Fated to Love You+Jang hyuk+Jang Na Ra

Tek seferlik gecenin ardından Lee Gun bu saf görünümlü kadına yardım etme ihtiyacı duyar. Kadının küçükte olsa intikam aldığından emin olduklarında Kore'ye dönerler. Ancak sürprizler onları bekliyordur. Kim Mi Young hamiledir ve şans eseri bu haber bomba etkisini Lee Gun'un gözleri önünde verir. 

Torununun çocuğunu görmek ve evlenmesi için eline büyük fırsat geçen büyükanneninde katkılarıyla evlenen ikili mutluluğu yakalayabilecek midir? 
Fated to Love You+Jang hyuk+Jang Na Ra
Eğlenceli, bilindik bir hikayenin zaten tutacağından emin  yapımcılar
başrollere de iki sağlam isim koyunca
hikaye bu hale gelmiş. 

Jang Nara 
şirin geldi, yapmacık geldi, fazla geldi 
ama nedense bu dizi hepsini kaldırdı benim için.

Tek sorun rol arkadaşı Choi Jin Hyuk'un adının Daniel olmasıydı.
O sahnede dolaştıkça aklım baka yerlerde dolaştı durdu. (Bakınız: Daniel Henney feat: keşke benim olsa)

Fated to Love You+Jang hyuk+Jang Na Ra

Hyuk Jang...
Asla böyle bir performans beklemiyordum senden.
Antipatik kahraman olmak için mi yaratılmışsın resmen?
O kahkaha attıkça resmen ekrana bir şeyler fırlatasım geldi.
Hikayenin şirinliği bile bu iğretiliğini silemedi,
nerede o havalı ve tek bakışıyla dağları deviren adam 
nerede bu zirzop karakter:/
Ki orijinal hikayede çocuk bu kadar itici değildi sanki
Yüzyıl önce izleyince aslını şimdi sankili yazdım yorumu ama. 
Fated to Love You+Jang hyuk+Jang Na Ra

Ne diyordum keyifle izledim ben bu diziyi. 
Aslını izlemek he zaman daha iyidir ama Kore dizisi izlemek istiyorum derseniz de gönül rahatlığı ile izleyebilirsiniz ;)





OH YOON JOO

11 Aralık 2015 Cuma

My Secret Hotel

My Secret Hotel
5 yıldızlı bir otelin evlilik organizasyonlarından sorumlu Nam Sang-Hyo 
kötü bir dedikodu yüzünden kötü günler geçiren otelinin 
namını kurtarmak için çabalamaktadır. 

Otelin müdürü Jo Sung-Gyeom ile aralarında başlayan 
duygusal yakınlaşma işine asılmasına yardımcı olurken 
karşısına çıkan yeni düğün organizasyonu onu kalbinden vurur
zira
yeni düğün eski kocasının damatlığını içermektedir.My Secret Hotel
Hayallerinin düğününü yapmaya hevesli eş adayının karşısına diktiği düğün organizatörü eski karısı çıkan Koo Hae-Young şaşkındır üstüne üstlük düğün merasiminin tam orta yerinde ortaya çıkan bir cesette sahnedeki yerini alınca ortalık karışır. 
My Secret Hotel

 16 Bölümlük bir Romantik- Komedi, Polisiye- Gizem 
karışımı dizi olan My Secret Hotel arada kalan yapımlardan.
Oyuncuların şirinliği bile dizinin yerlerde gezen enerjisini toparlayıp kaldıramıyor
zira normalde ilk iki bölümde en geç tanışma faslını atlatması
gerekirken ortalama 4 bölüm kadar
beklemeniz gerekiyor eğlenceli anların
başlaması adına.

E arkadaş, zaten bu dizinin 4'te birine tekabül ediyor, el insaf!
Tam eğlenmelik sahneler başladığında ise arka planda 
olaylar olaylar  ve bu olayların ön taraftaki
hikayeye gram enerji getirisi yok.
Bu böyle olsun ama neden olsun sorusu sorulduğunda
cevap verebilmek adına oluşturulmuş alt bir hikaye
gibi oldukça vasat ve acemi. 

My Secret Hotel
Yani demem o ki;
Zaman harcamak istemiyorsanız
dizinin gifleri ve videolarıyla bakışın yeter ;)


OH YOON JOO

10 Aralık 2015 Perşembe

Bomonti’de yepyeni bir yaşama çok az kaldı… Bu çok özel yatırım fırsatını kaçırmayın!

155 apart daireli The House Residence ve 51 odalı The House Hotel, 2016 yaz döneminde Bomonti’de kapılarını açmaya hazırlanıyor. 
Yenigün İnşaat yatırımı, The House Collection markası ve FYP’nin dizayn, marka ve konsept planlaması ile Bomonti’de hayat bulan The House Residence’da ince işler hızlı bir şekilde devam ediyor. Özel dizayn tasarımları ile hazırlanan örnek daireler, bugünden The House Residence tasarım anlayışını ve Bomonti’deki yaşamı keşfetmeniz için sizi bekliyor…
Modern yaşam, sanat ve dizayn ile zenginleşen The House Residence’ta yaşam stüdyo, 1+1 ve 2+1 dairelerde çok özel ödeme planları ile yatırım fiyatı 230 Bin Dolar’dan başlayan fiyatlarla sunuluyor. Dairelerin yatırım planlama ve uzun/kısa dönem kiralama hizmetlerini ise daha ilk günden FYP sizin için yapıyor… 
Dinamik, sosyalleşmeye açık ve konforlu bir yaşamın kodlarıyla şekillenen The House Residence Bomonti’de, 1+0’dan 2+1 ve penthouse’lara kadar 44 m2 ile 199 m2 arasında değişen, özel tasarıma sahip 155 adet apart daire seçenekleri sunuluyor. Yaşama renk katan detaylar ise projenin lounge, dining room, spor kulübü, club ofisi, kafeleri, peyzaj alanları ve teras gibi alanlarında odaklanmış durumda. Yaşamı ortak alanlara taşıyan The House Residence, servis zenginliğini ve kalitesini aynı binada bulunan 51 odalı The House Hotel’den alacak.
The House Residence’da dairenin yatırım planlaması daha ilk günden senin adına yapılıyor, detaylar seni yormuyor. Bütün dairelerin kısa, uzun dönem kiralama hizmetleri The House Residence yönetimi ve FYP tarafından, uluslararası zincirlerin işbirliğiyle gerçekleştiriliyor. The House Residence, her detayı özenle planlamaya dayanan modern tasarım anlayışını evinize de taşıyor. Dilerseniz tüm yaşam alanlarınızı sizin seçimlerinizle güzelleştiriyor. Taşınmaya hazır, zevkle döşenmiş, titizlikle hazırlanmış bir otele gelir gibi bavulunuzu alın, gelin ve yaşamaya başlayın.
Bomonti’ye tasarım dokununca
Piramit Mimarlık Turgut Toydemir tarafından projelendirilen The House Residence’ın yaşam konsepti ve iç mimari planlaması FYP Proje Geliştirme’den Tony Phillipson’ın İngiliz Conran  + Partners ile gerçekleştirdiği özel işbirliğiyle hayat buldu. Peyzaj ve cevre düzenlemesinde ise Hyland Edgar Driver imzası var. Geleneksel ve modern endüstriyel alanların yansımaları, modern mimari ve yaşam tarzı kodlarını harmanlayan tasarım New York Soho, Londra Covent Garden ve Paris L’es Halles gibi örneklerle de organik bağa sahip. Ortaya çıkan sonuç ise, ana yaklaşım olarak modern mimari, life style konsept ile geleneksel ve modern endüstriyel tasarımı birleştiren yepyeni bir konsept.
7/24 hayat, hizmet, mutluluk
The House Residence Bomonti, The House Hotel, The Residence Lounge, The Dining Room, The Cafe, The Club Fitness, The Club Office, The Garden Terrace ve The Services gibi mekan ve hizmetleri aynı binada, aynı çatı altında bir araya getiriyor. The House Residence’da kişiye özel servisler, Bomonti’nin ilk dizayn oteli The House Hotel işletmesi ile sunuluyor. The Services olarak tanımlanan sınırsız hizmetler ile, iki farklı noktada 2 farklı resepsiyon ve özel asistan, housekeeeping, vale, teknik servis, güvenlik ve ev sahibi kullanımına hazır laundry alanı, apart daire sahiplerine ev ortamında da otel konforu sunmayı hedefliyor.
Evler sakin, ortak alanlar yaşamla dolu
Konut, hotel, sosyal yaşam alanları, spor kulübü ve service ofis alanı ile bir yaşam merkezi olarak hayata geçen The House Residence, eğlence, yaşam, iş ve spor keyfini birlikte sunuyor. 2016 yazında tüm sosyal alanları ile hayata geçecek olan The House Residence sakinleri The Dining Room’da dilerlerse hazırladıkları yemeklerle dilerlerse özel asistanın yardımıyla davetlerini verebilecekler. Sabah 7:00 – gece 24:00 saatleri arasında kişiye özel hizmet veren The Residence Lounge, size özel bir mekan olarak tasarlandı. The Club Fitness sağlıklı bir yaşam sunarken, giriş terasında yer alan The Cafe’ler de ise Nişantaşı, Galata ve Karaköy’ün gözde mekanlarını sizlerle buluşturacak.
Daha ayrıntılı bilgi almak için tıklayınız.

Bir boomads advertorial içeriğidir. OH YOON JOO

9 Aralık 2015 Çarşamba

Mim:Hayallerimin Ülkesi Kore Hakkında


Uzun aradan sonra yeniden bir mim ile karşınızdayım :3 Mimi yapmamı teklif eden Kore Fenomenine teşekkür ediyor ve sorulara geçiyorum hemen ;)


İlk izlediğiniz Kore dizisi/dizi hakkındaki yorumlarınız?
Princess Hours 
Daha bilinen adıyla Goong 
benim için Düşlerimin Prensi ilk dizimdi (: 
Dizi hakkındaki yorumum için sizi şöyle alayım tıktık 




İlk oppanız,unniniz?




İlk oppa modeli olarak kendime Jung Woo Sung'u seçmiştim,


Bayan oyunculardan ilk göz ağrım Yoon Eun Hye.




OST'sini en beğendiğiniz dizi?
Misa Ost'si hala bir numaram, devamında da onlarca 
şarkı sayabilirim ama albüm olarak favorim bu üstüne çıkan olmadı. 
Bütün albüm mükemmeldir cidden
ve şu tema şarkısı beni apayrı yerlere sürüklüyor
her seferinde... İlk oppa 




Oyunculuğunu beğendiğiniz Koreli aktör ve aktrisler?

Güzel soru ve geniş kapsamlı bol isimli bir cevap gerektiriyor.

Cha Tae Hyun ismi benim için ön planda bu konuda. Bu adamı izlerken bambaşka bir keyif alıyorum.En çok ona gülüyorum ve bu nedenle olmadık yerlerde gelen hafif dramatik sahnelerde bile beni öyle bir vuruyor ki etkisinden çıkamıyorum.

Lee Jun Ki Bu adamı izlemek çok eğlenceli çünkü iyi kötü, çapkın ya da bir eşcinseli oynamasının bir önemi yok onun için. Kamera karşısında biraz ekşın vaadeden her yapıma bütün yeteneğini ortaya koyarak dahil oluyor.
Vasat bir dizide bile onu izleme şerefine nail olduysanız en azından adını iyi anarak kapatıyorsunuz film/diziyi.
-tanıtım için tıktık-


Jung Woo Sung benim izlediğim ve etkisinde kaldığım, hırpalama özelliği olan bir oyuncu. 
Dramatik yapımlarda muhteşem ses tonuyla izleyiciye hükmedip öyle noktalarda ufacık mimiklerle süslüyor ki oyunculuğunu... 


Ha Ji Won Kim ne derse desin Koreli kadın yetenekler arasında 
her zaman bir tık ötede benim için. Benim ülkemdeki 
Kuzey Kore şivesinin fazla kullanımından habersiz
hatalı şive kullansa da gözümde üstüne bir kadın yok (:
Hırçın kadın imgesinin adı canım♥ 


 Jang Geun Suk Küçük yaşına rağmen oldukça 
büyük adımlarla kariyerinde ilerlemiş bir kerata (: Karşısına dikilen beyamcalara aldırmadan her adımında daha iyisi için çırpınan, görüntüsünün sayesinde olduğu konumu hak etmediğini iddia edenlere cevap
olarak yaptığı işleri gösterecek kadar cesur bir çocuk (: 10 numara 5 yıldız ♥
-tanıtım için tıktık-

 Hyun Bin Ağır filmlerin adamı bana göre ama 
romantik komedilerde boy göstermesini ayrıca seviyorum ^^ 
Dizi sektöründen nefes alıp yeniden film setlerinde boy göstermen 
dileklerimle Binie 
-tanıtım için tıktık-

Kim Sun Ah Ne zaman ne yapacağı belli olmayan Film ve dizi 
sektörünün cesur civcivi işte bu kadın ^^ 
Onu izlerken keyif almamak namümkün (:
Oynadığı bütün işlere imza atacağım az kaldı.


Jo In Sung Çok iyi bir maske
istediği role girerken zorlamadan ve
inandırıcılığı elden bırakmadan
keyifle izlettiriyor kendini. 
seviyoruzzzzz
Gong Hyo Jin
Bu kadın farklı bir enerji ve ruha sahip
izleyiniz.


Daha çok ama şimdilik bununla idare edin... 


En son izlediğiniz Kore dizisi?
Hmmm En son Mask dizisini  finalledim. 
İsim üzerine tıklayarak yorumumu okuyabilirsiniz ;)


İlk izlediğiniz tarihi dizi?
İlk tarihi dizim Goong sayılmaz ise Saraydaki Mücevher olur (:



Ne kadar süredir Kore dizisi izliyorsunuz bu süre zarfında kaç dizi devirdiniz? Aklınıza ilk gelen izlenmeli dediğiniz dizi?



2007 yılından beri düzenli tüketicisiyim öncesinde Kim Ki Duk filmleri ve denk gelen filmleri izlemişliğim vardı. 
Aklıma gelen ilk dizi Secret Garden oldu ^^ (okumak için tıktık)


Sıkıldığınız diziler?
Herkesin aşkla sevdiği Winter Sonata benim tamamlayamadığım diziler arasında yerini alır (: Ki ben en ölümüne her diziyi  izlemeye çalışırım mutlaka 
devamında School 5 ve Onli Yoo vardır ki neyse...

Son dönemlerde izlediğim Her Legend dizisi de bu listede yerini alır.


Hangi dizi karakterine tekme tokat dalmak istediniz?


O kadar çoklar ki (: Bütün ikinci kadınlara dalıp kafa atasım eşdeğerde 2.adamlara kucak açasım var ♥ 


Sonunu beğendiğiniz ve beğenmediğiniz diziler?
Misa, Coffee Prince, Secret Garden, Mask,The Greatest Love, Misaeng  sevdiğim finaller Geriye kalan diziler sevilmeyen final oluyor sanki :P


Dizi müzikleri hariç ilk dinlediğiniz şarkı?
BigBang Haru Haru ve TVXQ Mirotic ten 
biriydi peş peşe izlediğim için tam olarak hatırlamıyorum. 


Sevmediğiniz unni ve oppalar? 
Galiba artık yok :3


Korece -Japonca-Çince?


Korece, Mandarin ve Japonca... 




Hadi biraz geçmişe dönüp romantizm yapalım gençler. Dökün bakalım eteğinizdeki taşları; Ben bu mime benzer yapmıştım kabul edilebilir bir cevap kabul edilmez aradan yüzyıllar geçti sonuçta kkk  

Mim; yazmayan ve yazıları özlenen ve mazeretlerinden bir haber olduğum blogger arkadaşlarıma gönderiliyor...


Kaktüs çiçeği (Kısa zaman önce Antalya kaçamağı yaptığında görüşüp hasret giderdik bu arada) 1 yıl olmuş küçük hanım blogunuza yazı bırakmayalı...

Masal Evi Evet böyle bir blogger da aktifti bu evrende :'( Yazılarını görmeyeli yüzyıllar oldu 

Demetgil  Nisan 2014 diyor takvimler resmen... Telefonda beni sıkıştırmaya benzemez hanım bu iş had bakalım parmaklar klavyeye 

Supercel Umarım yapmamışsındır diyerek paslıyorum sana

Kore Delisi Seçimlerini merak ediyorum doğrusu





OH YOON JOO
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...