29 Mart 2011 Salı

Kazanı Yeniledim (~_^)

Hasta olmak bazı insanlara cidden yaramıyor anacım. Bakınız "şekil B" deki ben :) Hastasın git yat, akıllı akıllı etraftakileri nazınla süründür, kendinden nefret ettir demi? Ama cık İlla günün en civcivli saatinde yatacak ve etrafta nazlanacak kimse kalmayınca kalkacak bu bünye (Cıkcıkcık Kendime acaip gıcığım şu dakikalarda, bir çay verenim bile yok -ki zaten üşenme ötesi güçlerim mükemmel çalışıyorken üstüne hasta olmam böcük ısırmış Pitır Parkır gibi kolumdan kanadımdan ağ çıkarıp birşeyler almak için mutasyona uğruyorum- Offf offff ~.~)

Konu kazanı yenilemek iyi ki de :P Bu hasta halimle ne yapayım, ne yapayım derken zavallı blogum elimin altına geliverdi :) Bende Bir güzel yeniledim kazancığımı. Bu yazı Vatana Millete bu muştuyu vermekten ibaret anlayacağınız. Yoksa ben uyuyamıyorum diye, vay efendim çay istedim ama şimdi kim kalkıcak da ,mutfağa gidecek te, Çayçıya ver bakalım bir çay gözüm, (2 saniyelik suskunluk) Tavşan kanı olsun amma diyecek... Pooof...
yamyamlar
  Yeni Kazanımız Hayırlı Olsun (^_~)
OH YOON JOO

18 Mart 2011 Cuma

Delidir Ne yapsa.......!

Tutkuyla bağlanmak için bir şeye deli olmak gerekiyor. Bugünlerde ki son düşümcem bu. Sadece bunu düşünebiliyormuşum gibi bir izlenim yaratmak istemem tabi ama takıntılarım hakkında fikri olan insanoğlu çoktan etiketlemiştir bu deli fotoğrafında beni.


Tutku demiştim. Sımsıkı bağlandığın birşeyden zorla uzaklatırılmak ya da sırf bu tutkun yüzünden mükemmel gelişmiş insanlar tarafından eleştirilmek bu aralar fazla koyar oldu bana.  Her zaman gülümseyerek sen öyle diyorsan -ki bu benim lügatımda Sen salla başını ben bilirim işimi demektir- yapacak birşey yok dedikten sonra işime bakma eylemi bu aralar zor geliyor. 

Koskoca Japonya'da ardarda gelen felaketlerin ardından etrafımda umursamadan çekiklerde teknolojide iyiydiler ama bak onlar da biz gibi. Bir deprem çökertti adamları, demek ki neymiş Gözünde fazla büyütüyorsun adamları! laflarını çokça duyar oldum.

Breh breh breh! Be insan evladının  son örneği bi kendine gel, bir silkelen. Dünyanın en büyük beşinci Deprem afetini hemen ardından dev tsunamiyi  oda yetmezmiş gibi bir de Nükleer felaketi yaşıyor orada ki insanlar.
Evet doğaya karşı ne yaparsak yapalım sadece insanız ve asla tam anlamıyla, ona karşı koyamayız (Karşı koymaya çalışırken yaptıklarımız sayesinde doğa bu halde ya gerçi neyse...) Bu kadar üstüste gelen felaket karşısında Japonya Başbakanı Naoto Kan ekranlara çıkıp, Tüm Japonya'nın ele ele verip bu felaketlerin üstesinden gelebileceğini,halkından sadece sabırlı ve işbirlikçi olmalarını istedi. Uzakdoğulu insanların bizden daha üstün olduklarını, mükemmel olduklarını ya da benzeri birşeyi hiçbir zaman savunmadım. Sadece farkındalığına erdiğim birkaç erdemlerini dile getirmekten, -hemde size rağmen- yüksek sesle söylemekten çekinmedim.
Bu kötü durumda ben yerine biz kavramını öyle güzel kullanıyorlar ki. El ele verip bir ülkeyi baştan inşaa etmekten bahsedebiliyorlar. Hala iyimser konuşabiliyor ve onurlarını koruyorlar... Evet Japonya baştan kurulacak, Nükleer santral belki daha da kötü duruma gelecek, belki de soğutma çalışmaları artık işe yarayacak ama sadece japonlar değil bütün dünya Fukişima 50 sini hatırlayacak.
Şimdi konu o başlıktan bu noktalara nasıl geldi diye düşünüyorsunuz değil mi? İşte ben günlerdir Japonların bu tutkusuna hayranım. Bence bütün Japonya deli... O yüzden seviyorum ve hep seveceğim bu insanları. Depremin ertesinde İşe giderken metroyu kullanamadıkları için saatlerce yürümeyi tercih eden bir topluluk deli olmaktan öte birşey değildir. Tek dertleri var işlerini yapmak. Ülkenin büyük kısmı yıkılmış, afetler ardarda vurmuş, yapılacak hala devam etmesi gereken bir hayat var...  Bu deliler bir yandan yara sararken bir yandan da Ülkenin tam anlamıyla çökmemesi için çalışmayı seçtiler evet. 

Hepimiz Deli olabilsek keşke! Hayata daha sıkı asılabilsek ^^  

Neyse bu kadarı şimdilik yeter.. 私は日本愛して <3



OH YOON JOO
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...