23 Ağustos 2011 Salı

Unubore Deka / Conceited Detective /2010







Konusu: 30 yaşındaki bekar dedektifimiz aşık olduğu kadınla evlenme hazırlıkları yaparken, yeni evindeki ilk gününde sevgilisi tarafından fazla yakışıklı ve cazibeli(anladınız siz onu :P  ) olduğu gerekçesiyle terk edilir. İş yerindeki sempatik arkadaş topluluğu da bu durumdan sonra ona Unubore olarak çağırmaya başlar. Dizimiz Unubore dedektifin karışık duygularının izinde ilerler.

Şimdi konu yazdın bi dünya ama nerede ben birşey anlamadım dediniz değil mi? Sakin olun önce :) Başlıyorum bu eğlenceli, çatlak hikayeye az biraz büyü tozu katarak. Önce karakterleri tanıtalım kıyısından köşesinden.




Dedektifimiz Unubore terk edilişini hala hazmedememiş, yeni sevdalara sevdalı, ama aşık olduğu kadınların ortak özellikleri yüzünden bol sancılı günler yaşayan biri. Ortak özellik kadınların sarışın, esmer, aptal, zeki yada sevimli olması değil maalesef. Dedektifimiz suçlu kadınlara aşık oluyor. 

Unubore'nin babası: Oğlunun hayatındaki ekşınları senaryoya uyarlayıp pazarlayacak kadar yetenekli bir yazar. (: 

Sadame beylerde dizimizin neşe kaynağı her zaman olduğu gibi Oyunculuk kariyerinde onlarca ceset rolü bulunması bile sevimliliğini bozmaya yetmiyor. 


Matsuoka (: Gönül isterdi ki daha aktif olsun, bölüm sırasında oradan oraya koşsun dursun. ama nerdeee???

Profesör Kruhashi ben diyeyim 60 sen de 70 yaşlarında br adam. Aşk ve ilişkiler üzerine acayip eğlenceli yorumları var keratanın. Dizinin açılışında ki tavsiyeleri işe yarayabilir :P

Gorou: Bilge barmen. Kimse ciddiye almasa da doğruyu asla ıskalamıyor. Afferim len demek istiyorum kendisine (:
Saeki kun Baş belası yeni transfer dedektif.  Ben sevmedim sizde sevmeseniz bana uyar (:


Dedektifçilik oynarken her bölüm yeni karakterler dizimize konuk oluyor. Aklınıza gelen güzel hanımlar bunlar. Dedektifimiz her bölümde yeni aşklar ve ayrılıklar yaşamaya devam ediyor. Ve finalde bir elinde kelepçe bir elinde yüzükle karşımıza dikiliveriyor...


Bu yakalama dönemine girdiğini üzerindeki beyaz takımdan anlıyoruz (: Olayı çözen sanki bu takım :P Göstermeden geçemeyeceğim bir kare var diziden. Hala açıp gülüyorum elemana yahu hehe



Bildiğimiz çatlak Japon dizilerinin eğlencesinde süper bir dizi (: Oyuncular göz ardı edilemeyecek türde. Daha ne diyeyim :P

OH YOON JOO

9 Ağustos 2011 Salı

Öylesine...

Müzik; insanoğlunun başkalarının dilinden duygularını dökmesinin en güzel ve acısız yoludur...


Hani  öyle şarkılar vardır ki sürükler seni duygudan duyguya.
 Yalnızlığın taşınamaz olur omuzlarında,
 ya da tutamazsın kendini gülümsememek için etrafa. 
Buruk kalbin hakim olamaz gözyaşlarına...

Ve bazen öyle güzel düetler dinleme şansına nail olursun ki...



Yazmamak için tutamazsın kendini... OH YOON JOO

6 Ağustos 2011 Cumartesi

Güney Kore Film/Dizi Klişeleri-2

Merakla beklenen muhteşem yazının devamı da geldi sonunda anacım (: Kimselerin çözemediği bu klişeleri sizlere anlatmaya tam gaz devam ediyorum  


 Ailesiyle, arkadaşıyla, oppasıyla, noonasıyla, onnisiyle ve minimum canlıyla tartışan Koreli insan mutlaka ve mutlaka telefonunu kapatmak için bir hışımla bataryayı söküverir. (Fazla teknoloji akıllara zarar belki de :P )

 Yemek en önemli şeydir hayatta. Ağlayana-gülene, gelene-gidene, ayrılana -yeni sevgili bulana sorulacak ilk soru nasıl olduğu değildir. Yemek yedin mi? İyi yedin mi? Aç mısın? Yemeğe gidelim mi? Evde yemeklik malzeme var mı? olmalıdır. (Aman aksi davranmayın aç kalan Koreliden daha kötüsü düşünülemez :P )

 E o kadar yemekten sonra ne iyi gider değil mi? Hoş sohbetler için, dertleşmek için, sevmek için hatta bazen nefes almaya devam edebilmek için en az 3-5 şişeden oluşan Soju . Soju da öyle bir meret ki içelim bari demekle olmaz. İştahla alınan bir yudumun ardından - ki o yudum fondip şeklindedir. İyi içtiğini göstermek istediğinde boş bardak ters çevirilerek başın üstünde tutulur-  aeyışşş! gibi bir ses çıkarma zorunluluğu vardır. E bu soju da kuru kuru içilmez zaten :) Hemen yanı başında et yenilmelidir. Kore eti itinayla övülür bu sırada. 

 Bir noona sevdasıdır almış gidiyor sonra. Bu Shinee grubunun "Noona is so pretty " şarkısının yan etkisi olabilir. Öncelikle noonasına aşık delikanlı çıkar sahneye sonrasında bir yaşıtı güzele dönmesi muhtemeldir o karasevdanın .

 Ağlamaklı olan karakter (oppa/onni) iyi olduğunu göstermek için ağzına yarım ekmek dolusu yemeği ağzına tıkıştırırken ağlamaya   başlar.Sonrasında bir hazımsızlık mutlaka musallat olur. Hemen el altında bulunan bir iple  parmak bağlanır ve iğne yardımıyla kan akıtılır. (Daha 10 gün öncesinde Z_cadısıyla yaptığımız deneye dayanarak söylüyorum işe yarıyor. :) Etrafta ip yok diye üzülmeyin. Saçınız da çok kullanışlı bu durumda )

 Yağmur kutsal bir şey. Aşık olacağınız kişiyle yolunuzu kesiştirir. Bir çatının altında birlikte el uzatırsınız damlalarına. E o yağmur size bir kıyak daha yapar. Bu iki sevdalıdan birini yataklık hasta yapar. O ateş fırlayıverir mecburi hasta başında sabahlanır elde ıslak havluyla. bunu da yapmadıysa zaten boşverin siz onu. Kesin 3 5 bölüme daha yakışıklısı ile tanışacaksınızdır. 

Yedik içtik ne yapalım, e prodüksiyonda para varsa okyanusu görmeye gideriz yoksa ne yapalım her zaman ki karaoke sahnesini çekeriz bizde. Elde tefler çığlık çığlığa şarkı söylemek Korelilerin atasporudur. Es geçilemez.

 İlk kar yağdığında sevdiceğini alan çıkar seul sokaklarına. Sakuralar yaprak döküyorsa altında el ele dolaşılır mutlaka. Her türlü hava koşuluna bir bahane bulmuş bu çakallar bak şimdi  :P 

 Ramen, kimçi ve minumum yemek yenirken acıdan tıslanarak yenir. Ama iştah kesilmeden bütün sofra 35 saniyede tüketilir. Sonuç ucundan bucağından hastanede toto havada ameliyat için bekleyen zavallı basur hastası gösterilir :D (Tamam sürekli gösterilmiyor belki ama akılda kalıyor arkadaş :P)




OH YOON JOO

5 Ağustos 2011 Cuma

Güney Kore Film/Dizi Klişeleri-1




Aaa! Kimseciklerin aklına gelmeyen bir konu bulmuşum yazmaz mıyım? Yazarım sonuna kadar tabii. Şaka bir yana herkes bu konuda bir fikre sahiptir. Tek bir film izleyen kardeşim bile  3 5 şey söyleyebiliyor bu klişelerden.
İşte efsaneleşen o klişeler (:


  Oppa dediğin sevdiceğini sırtında taşır. Biz oppadan böyle gördük. (Nerde olduğunuzun bir önemi yok. Kore'de ki en gelişmiş ulaşım aracı OPPA2011 (: Her türlü hava koşulunda hemen yanı başınızda size bir telefon kadar yakın.  Sarhoşsanız, ayakkabınıza birşey olduysa - ki olmak zorundadır o ayakkabılar ne çeker bu ahjumma kılıklı onnilerden- düştüyseniz, sahilde aşk tazeliyorsanız vs. vs. vs.)




 Başrolde oppaya hayatı zehir edecek kızımız genelde belalı bir tiptir. Bağırıp çağırır, kırar döker, -Ölmek mi istiyorsun? ,Delirdin mi? - gibi sevgi cümleleriyle başlayan tehditler savurur havaya, genelde sakardır. 


 Yakışıklı oppamız ile güzel onnimizi yanyana getirecek asıl neden;
Ortalarda dolaşan sevimli bir haraboci / omoni, o yoksa dırdırıyla yıldıran bir omma o da olmadı mecburiyetten yapılmış bir kontrattır. Buluşma bu gerekçelerle başlar ve bol didişmeli aşk damarlarda yayılmaya başlar.




Kızımız rahat duramamış ve bir sebeple erkek kılığına girmişse- ki en komik hikayeler için gerekli bir bahane- etrafında bulunan en yakışıklı 2 -3 bilemedin 4 oppa erkek olmasına rağmen ona karşı ilgi duymaya başlar. Genelde bunu ilk fark eden kızı kaybetmeye mahkumdur. 




Aşk ta öncelik genelde kızdadır. Gözüne kestirdiği masum oppaya aşık olur, beni seviyorsun biliyorum havalarında gezer. Birkaç ekşın sonunda oppayı kapar. Kapamadığını düşünür ve bırakmaya yeltenirse işte tam o sırada oppa kıza vurulmuş demektir. Ya kızı başka bir yakışıklıya kaptırır yada gerisin geri alıverir.


Mutlaka ama mutlaka gülerken, ağlarken, yürürken, içerken, yerken, nefes alırken bile yaralanma olayı vuku bulur. O kan da öyle bir kandır ki akacağı damarda bir türlü durmaz.  İşin yoksa ilaç al uğraş, şirin yara bandı bul falan çok iş anacım. Bir türk kızın  da aynı yara oluşsa tepki genelde şöyledir.Al işte serçe tepti gene bunu. (başıma çok sık geliyor biliyorum. Sakarlık baki maalesef) Nerde kalmıştık evet her fırsatta kan akıtan bu Koreli canlar her fırsatta koşa koşa hastaneye gitmeyi de severler :) Alacaksın bunlardan 3 5 tanesini koyacaksın SSK kuyruğuna anlayacaklar kıymetini, koşmayacaklar hastaneye elim çizildi diye.


 O her fırsatta yara bere içinde kalan kızlar oppalar tarafından kukla gibi itilip kakılır. Özellikle Gajima diye kıza yalvardıktan sonra o kol nasıl  çıkmadan o kıza öyle çekilir anlamadım hala :)  Kız paket elinde piyasaya sürülmüş robot sanki. Ayrılıp kopmuyor Allahtan. 


Oppa denilen o yakışıklı insansı yaratıklar acayip havalıdır. Utanmasalar uç desen uçacaklar adamlar maşallah. 10 parmakta 10 marifet. Sonra dön bak yanında aşkından eriyip bittiği kadına sakar, çirkin, tuhaf vb. O adam ona nasıl aşık olmuş kimse bilmiyor.  Belki de Kore de kader kavramı cidden almış başınıyürümüş. Başka da açıklama gelmedi aklıma anacım :P






 E devamı gelecek sabret şimdilik sadece bunlar hakkında yorum yap emi anacım (: E yazıp geliyorum hemen ozaman :P OH YOON JOO
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...